Emekçilerin hakkını aramaktır.
Yalan haberin karşısında her insanın yasal hakları vardır.
Ama hiç kimse kendi kurallarıyla onları görevlerinden men edemez.
Spor gazeteciliğini ehlileştirme metodu mu kullanıyorsunuz Sayın Aziz Yıldırım?
Sözünüzden dışarı çıkmayacak bir kitle yaratma hayalinde misiniz yoksa?
Size kur yapma eğilimindeki gazeteci beylere kapılarınızı açabilirsiniz.
Bizler görevini yapan arkadaşlarımıza karşı "baskı" uygulayan herkesin karşısında olacağımızı beyan ediyoruz.
İster kırılın. İster darılın.
Hatalarınızın, günahlarınızın adresi akreditasyonlar değildir.
Gelelim TSYD'nin şimdiki zaman yönetimine.
Yapılan haksızlığa karşı görkemli bir açıklama bile yapamayanlara.
Eğer oturduğunuz koltuktaki görevinizin büyüklüğünü hissedemiyorsanız.
Başkanların "koltuk altında" durmayı erdem sayıyorsanız.
Tercih sizin.
Görevini yapamaz hale getirilen çalışanlarının yanında durmayanların.
Bizler artık karşısındayız.
Eğer bu tarz üyeliğimizi beğenmiyorsanız.
Sizler de başkan diktasının bir örneğini sergileyebilirsiniz. Çünkü ne gözümüzde, ne gönlümüzde.
Sizlere saygımız kalmadı.
Haksızlığa direnmenin coşkusu kadar muhteşem bir şey yoktur.
Bunu ipini başkanların eline verenler de anlayamaz.
Başkanların koltuk altında basın bildirisi yayınlamayı görev sayanlar da.