Bir sığırın beslenmesi 7 ay sürüyor. 270 kiloyu bulunca kesiliyor. Besleyip büyüten ve yatırımı yapan besiciye bu sığırdan kalan para 498 lira. Hazıra konan ve iliğimizi kemiğimizi sömüren süper marketlerin bir sığırdan kazancı 2 bin 576 lira. Fahiş bir kazanç! Ya da gerçek bir tabirle; "Ahlaksız bir kazanç patlaması!" Ne acıdır ki; gerçek emekçinin hakkı olanı, süper marketlerin götürmesi klasik bir düzen. Ve klasikler eskimez!
Peki, halk bu meselenin neresinde? Kazığını yemekten başka! Devletin Et ve Süt Kurumu'ndaki fiyatlarla süper marketler arasındaki farkın 5 kat olmasının sebeplerini oluşturan gerçekler nerede? Süpermarketler zorunlu alışveriş merkezleri haline getirildi. Onlar da attıkları kazıkların kaymağını yiyorlar. Arada bir böyle araştırmalar yapılıyor da. Halkın da haberi oluyor. Yediği kazıktan!
Bizim bakkallarımız vardı, mahalle kasaplarımız. O bakkallar ve kasaplar ki, hem mahallelerin bekçisi, hem borç kutusu, hem de her şeyini temizini satmanın simgeleriydi. Hepsi yok edildi. Onların yerlerini kredi kartlarımızı ikiye katlayan, aldığımız gıdaların fiyatına bakmayı bile gerektirmeyen ve bizleri açıkça kazıklayan süpermarketler aldı. Tıpkı çocukluğumuzun masum radyolarının yerini televizyonların alması gibi.
Bir sığırdan bu kadar kazananlar. Sütümüzden peynirimizden ve tarım ülkesindeki domateslerden neler kazanıyor dersiniz. Hesap yapmayın! Kendinize kahredersiniz!
Tarım ve hayvancılık ülkesinde domates 5 liradan, pirzola 80 liradan satılıyor. Kolay para kazananlar için bunların hükmü yok. Onlar araba galerilerindeki fiyatlara bile bakmıyorlar.
Ama bizler bakkallara, kasaplara gözümüz gibi bakabilseydik. Böyle kazıklanmazdık!
Ve böyle hayıflanmazdık!
Miras dökümü
Bir işadamının ölümünden sonra bıraktığı mirasın dökümü.
Sandığım kadar aptal olmadığını anlaması için karıma jigolosunu!
Tam 30 yıldır ekmek elden su gölden yaşayan oğluma hayatını kendi başına yaşama zevkini.
Yıllar boyu hoyratça kullandığı için masraflarını kendi cebinden ödemesi şartıyla arabamı şoförüme.
Servetimi de hayır kurumlarına bağışlıyorum.Mutluluk Takvimi
Kimsenin zamanını çalma.
Teşekkür etmeyi alışkanlık edin.
Korkunu yen.
Vitamin kullan.Aşkı tanıdığım
O sahil kenti
Onunla doluydu
Onunla vardı
Dalgalar vururken
Boş kıyılara
Gözlerim kumsalda
Onu arardı
O benim sevgilim
Benim eşimdi
Bazen bir dostumdu
Bir kardeşimdi
Çoban yıldızımdı
Son güneşimdi
Yıllar oldu onu
Göremez oldum
Hakkı YALÇIN