Sohbetlerin eski adı dostluktu. Şimdi dedikodu!
Yüreği tavlamak, insan avlamaktan kolaydı. Şimdi tokalaşmak bile olay.
Dağın görkemi yalnızlığı. Şimdiki zaman insanının görkemi kansızlığı!
Eskiden altın vuruşun kralını, ölüm çemberi daraldığında akrepler yapardı. Şimdi uyuşturucu kullanan gençler yapıyor.
Eskiden film afişleri süslerdi duvarları. Şimdi insanları fişliyor zaman.
Eskiden şarkıları söylenirdi ömürlük aşkın. Şimdi geceleri şeytanın işi başından aşkın.
Eskiden hasmına bile hoşgörüsü olurdu insanların. Şimdi sokaklarda ürkek kuş sürüsü.
Eskiden komşular gömleklerini asardı bulutlara. Şimdi iki kaşının arasına düşmanlığı asıyor.
Eskiden parasız yatılı okullarda kumbaralarda para biriktirmeyi öğretirlerdi çocuklara. Şimdi kin ve nefret biriktirmeyi öğretiyorlar.
Paralı okullarda!
Geçmişte, delikanlılığın ruhu; hileyle zapt edilmiş bütün kaleleri almaktı er niyetine. Şimdi para ve soysuzluk karışmış, delikanlılığın her niyetine.
Ben anıların silinmediği zamanlardan geliyorum.
Geçmişin yansımasından gözlerim kamaşıyor ama limanlara karanlık gemiler yanaşıyor artık.
Ne olursa olsun, saatimi aydınlık bir geleceğe kuruyorum.
Zaman bu kara büyüyü çözecektir.
Çünkü çocukların dualarının kabul olduğunu, en iyi ben biliyorum!
* * *
SOYSUZ HIRSIZLAR!
Bir arkadaşımın geçen hafta Zeytinburnu'nda evi soyuldu.
Parası, ziynet eşyaları çalındı.
Karakola başvurdu, ekipler parmak izlerini aldı.
Ama soysuz hırsızlar, 4 gün önce soydukları evin kapısını, önceki gün yeniden çaldılar.
Gece yarısı oyunu oynuyorlar.
Güçlerini gösteriyorlar çakallar gibi.
Çünkü yasalar onlardan yana.
Onların çalma özgürlüğü, insanların evinde huzurla uyuma özgürlüğünden çok.
* * *
Hiçbir şey acıdan daha hızlı gelemez.
* * *
1.72 promil alkollüye 2 yıl hapis istendi. Cinayete teşebbüse az bile!
* * *
27 Eylül 2013
Mutluluk takvimi
Kapına alarm taktır.
Anıların resim sergisinde dolaş.
Sonbaharı hisset.
Işıkları kapat, gecenin sesini dinle.* * *
Sevdamız saklı şehir
Bizde sabır çiçeği
Yarım kalan bu öyküyü
En derinden duyarız
Hakkımızdı mutluluk
Elimizden aldılar
Madem öyle istiyor
Biz bu zalim kaderin
Her emrine uyarız
Ah be gurbet kuşum
Hadi topla kendini
Sana kokumu bıraktım
Biz bu deli hasreti bile
Mutluluktan sayarız
Aşkımız yaşadıkça
Sen orada ben burada
Gerekirse acımadan
Bir ömre de kıyarız
Hakkı YALÇIN