CANLI YAYIN

İntihar mektebinin başarılı öğrencileri

Eklenme Tarihi 19 Ekim 2009
Aslına bakarsanız, yenilginin ön yüzünde, bu sezon kontrol altına alınamayan çenebazlık yatıyor. Sarı kart humması!
Arka yüzünde, Fenerbahçe'nin kazan maktan usanmış hali.
8 maçlık görkemin arkasına saklanan beyler!

* * *

İki takımın da orta alanı, hiçbir müdahale görmeden yürüyerek geçtiği bir maç izledim.
Alex'in komuta yokluğunu Emre doldurur diye düşünmüştüm. Olmadı.
Alex'in taktik rolüne soyunan Mehmet Topuz'a baktım.
Anlık hamaratlığı dikkat çekti ama vuruş ustalığı mevcut değildi.
"İğnesiz arı" dedim.

* * *

İlk yarıda Cristian'ın öne çıkışlarını başrole çıkarırken, Gökhan Gönül'deki düşüşün her hafta hızlandığını gördüm.
Sorumsuzluk çizgisinden zerre kadar sapmayan Kazım'ı yine tuhaf buldum.
Her şeye rağmen, Semih'e parantez açtım. Güiza'nın bastığı yerde ot bitmiyor da, Semih uçurumda bile kök salan ağaç oluyorsa, attığı golün hakkını verdim.
Topu kafasında bir bilardo ustalığıyla çekip çeviren adam olarak.

* * *

Önder Turacı'nın son macerasını Belçika milli maçında izlemiştik.
Dün ikinci versiyonu sahnedeydi.
Roberto Carlos'un ahı İspanya'ya gitmiş... Vahı Fenerbahçe formasında.
Dünkü Carlos, topu koşturmak gibi yeni bir ustalığa soyunmuştu.
Sonuca katkısı sıfır olarak.

* * *

Kanatlarına küsmüş Kanarya'nın ikinci yarıdaki berbat halinin özeti:
"Zaaflar sergisi."
Fenerbahçe
8 maçtır galip gelmeyi iyi biliyordu, ama Gaziantepspor, Fenerbahçe'nin bildiğinden daha fazlasını bildiğini gösterdi.
Özellikle Julio Cesar, "rakip defans neresinden yıkılır konulu" konferans uzmanıydı. Ligin en çok şut adan adamı, iki harika vuruşla sonucu belirledi.

* * *

Sonuç olarak... Davasına sadık işçiler, davasından caydı.
Ya da ayakları kaydı diyelim.
Ligdeki dengeyi bozmak gerekiyordu belki de. Bunu da Fenerbahçe kendisi başardı.
"İntihar mektebinin" başarılı öğrencileri olarak.