Rahmetli anacığımın Merter Tozkoparan'daki evi yıkıldı.
Depremlerin bir çatlak bile yaratamadığı ev zar zor yıkıldı da aslında anılarımız ve çocukluğumuz yıkıldı.
1968 yılında başlayan maceram, gençlik hayallerim yerle bir oldu.
***
İstanbul'un en özel yerleşim merkezlerinden biridir Merter Tozkoparan.
Ortaokulu orada bitirdim, üniversite sınavlarını tek odalı o evde ders çalışarak kazandım.
Hırsız arsız yoktu o zamanlar, kapılarımızın kilitleri bile yoktu.
Bir çocuğun sigara içmesi ne mümkün, uyuşturucunun adı bile geçmezdi.
Parası olan olmayana verirdi, parası yoksa el verirdi moral verirdi.
Yazlık sinemalardaki izlerimiz daha önce silinmişti de evlerin arasında top oynarken bıraktığımız ayak izlerimiz de gitti.
Şimdi savaş mahallini andıran manzaraya bakıp kahrolmamak mümkün değil.
***
En kolay şey yıkmak, zor olan yapmak.
Elbette yıkılanın yerine yenisi yapılacak ama evlerin sahipleri o kadar tedirgin ki!
Yıkılan evlerin karşısında bulunan Yıldız Teknik Üniversitesi'nin göz zevkine uygun bulunmadığı gerekçesiyle evlerinin yıkıldığını düşünenler bile var.
Çünkü yıkılan evler neye hikmetse kentsel dönüşüm projesine dahil edilmedi.
***
Yıkılan evlerde oturan her insanı yakından tanıdım. Hepsi de onurlu insanlardı, kıt kanaat maaşlarıyla o evlerin borçlarını ödediler.
Sokak aralarında sigara böreği satanların küçük el arabalarının üzerine kocaman yazardı; "sigaraya zam var sigara böreğine zam yok!" Dozerler tarafından yıkılırken o evlerin direnmesinin bir açıklaması var; çünkü oraları "helal tarlasıdır!" Belki de o evlerde yaşayıp ölen insanların ruhudur direnen, o tarlada yıllarca ırgatlık yapanların!
***
O topraklardan aldığımız garibandan yana olmak duygusu bizde hiç değişmedi.
Aradan yıllar geçse de içinde oturan insanlarla birbirimizden kopsak da Tozkoparan'daki her ev bizim evimizdir.
Evleri yıkılan insanların haklarının yenmemesi için ne gerekiyorsa yapacağım.
Nefes aldıkça ve elim kalem tuttukça bu konuların takipçisi olacağım.
Kader melekleri bile onları terk etmişken, o güzel insanların yanında durmak mesleki ve insanlık görevimizdir.
Gençliğimde beni koruyan komşulara ve onların çocuklarına borcum var çünkü!
***
O evlerin yenileri yapılıp gerçek sahiplerine teslim edilirse herkesi alkışlarım.
Ama birileri "o evlerin üzerine konarsa" eminim ki altında kalacaktır.
Çünkü Allah'ın adaleti onurlu ve yoksul insanların yanında olacaktır.
MUTLULUK TAKVİMİ
Haklının yanında dur.
Yaz için çadırlı tatil planı yap.
Siyaset yapma.
Nasır tutmuş ellerim
Cebimde ekmek param
Sadece nefes almak
Benim bütün maceram
Bizim kitabımızda
Aşkı böyle bilmezler
Gönlü zengin olanı
İstanbul'da sevmezler
Hep para pul hep şöhret
Tüm varınız yoğunuz
Aynalara baksaydı
Utanırdı çoğunuz
Hakkı YALÇIN
'Bal tutan parmağını yalar" diyenler 11'nci parmak için estetik yaptırıyor!
Sifon!
Sanatın yetenekle ilişkisi tiyatroların
kapatılmasından sonra kayboldu.
Kliplerinde şehveti "Simge" yapanlar,
duman altı geceleri "Özne" yapanlar
müzik dünyasınıyönlendiriyor.
Bir diziyle şöhret olup paralı erkek
peşinde koşan kadınlar medyayı
yönlendiriyor.
Birileri bikinili fotoğraflarını çekiyor,
birileri ağız kokusunu çekiyorsa, duyarlı
insanların da onlar için sifonu çekmesi
zorunludur!