CANLI YAYIN

Günü gelince

Eklenme Tarihi 16 Haziran 2015
Geçen hafta bir insanlık dramı vardı da, gazetelerde küçük puntolarla yer aldı.
Suriye'den kaçıp Kayseri'de bir bodrum katına yerleşen bir aile, sel baskını nedeniyle bodrum katında mahsur kaldı.
Sel sularının baskısıyla kapıyı açamayan baba ve 1.5 yaşındaki kızı boğularak öldü.
***

O babanın halini düşünün.
Küçücük kızı korkudan ellerini babasının boynuna dolamıştır.
Çaresiz baba sular yükselirken kızını omuzlarına almıştır. Ama çaresizlik onları koynuna aldı.
Kimsenin de kılı kıpırdamadı. "Nasılsa Suriyeli!"
***

Bu dünyada en kolay çocuklar ölüyor.
Sessizce!
Ve en kolay da çocuk ölümleri seyrediliyor. Sessizce.
***

Önceki gün Suriye fotoğraflarının en dramatik olanlarından biri daha yürekleri yaktı.
Suriye'den kaçıp Akçale'de sınır tellerine akın eden insanlar arasında, kundaktaki bebek de vardı.
Eller üzerinde tellerin üzerinden sınırı aşmasına yardım edildi.
İnsanların yüzündeki ifade can pazarında bir bebeği kurtarmanın insanlık hizmeti olduğunun resmiydi.
Kimi yerde eller silahla ölüm dağıtır.
Kimi yerde kollar insana can verir.
O yüzden savaşın da kirli siyasetin de canı cehenneme!
***

İkinci Dünya Savaşı filmlerinde Hitler'den kaçanlar için gözyaşı dökenler.
Suriye'den kaçanları, ülkenin façasını bozan gerçekler olarak görüyorlar.
Şeytanlığın silahlarını boşalttığı sınır sahnelerini vicdansızca izliyor.
***

Yok sayılan dehşetin, bir gün umarsız insanların kapısını çalmayacağının garantisi yok.
Kalbinin kötülüklerini doğuranlar, çocukları yaşatmanın kutsallığını hissedemezler.
***

O çocukların suyu kan, ekmeği taş öyle mi?
O çocukların Araf'ını yaratan soysuz bir savaşta bizler hangi tarafız?
Pahalı iftar sofralarını seven züppelik tarafında mı? Kendi çocuğundan gayrisinin hayat hakkını savunmayan bencillik tarafında mı?
Ölmek; bazı çocuklara doğar doğmaz öğretilir öyle mi?
***

Dünyanın soysuz liderlerini biliyoruz.
Tıpkı Filistinli çocuklara yapılanları izlemeleri gibi.
Peki ya Müslüman liderlerin bencil ve umarsız tavrı?
Madem öyle, o benciller oruçlarını çocuk ölümleriyle açsınlar.
Ama o çocuklar büyüyüp başlarını dik tutmayı öğrendiklerinde.
Bu defa da onlar kaçsınlar!

***

Düğünde atılan fişeklerle tutuşan buğday tarlasında 250 dönüm buğday kül oldu.
Kıtlığı da fişeklerle kutlasınlar bir gün!

***

SÜMER TİLMAÇ

Sümer Tilmaç dostları tarafından uğurlandı. Renkli bir adamdı.
Verdiği rahatsızlık için bile özür dileyecek bir kalbi vardı.
Her rolün altından kalkacak oyun gücü de vardı, insanlığı da.
Gerçek bir sanatçı gibi yaşadı öyle
öldü. Allah mekanını cennet etsin.

***

Silindi aşkımın
Alın yazısı
Boynumu bükmedi
Bıraktığın yük
Sakın gururlanma
Sevildin diye
Senin aşkın benim
Kalbimde büyük

Aşkın kanunu böyle
Her ayrılık ağlatır
Küçük insanlar bazen
Büyük izler bırakır

Büyük günahlarınla
Otur gönül tahtında
Benim haklarım saklı
Sana Allah katında

Hakkı YALÇIN