NE oluyor çocuklara? Nasıl oluyor da şiddete ve silah kullanmaya bu kadar meraklı hale geldiler ya da getirildiler? Bitirimlik kızlara bile bulaşmışsa nereye gidiyor bu çocuklar? Fuzuli bir hayatın cinnet iklimine mi? Daha da kötüye mi?
Ne yaptık da onların içindeki sevgiyi kuruttuk? Ne yaptık da kendilerini ihbar edecek kadar kötüleştiler? Okullarda bile çocukların emniyeti tartışılır hale geldiyse, çocuklar kafalarına taktıkları kötü düşünceyi cana göz dikme boyutuna getiriyorsa, dev bir tümör daha da büyüyor demektir.
'İnce kıyım cinnet' çocuklara yakışmıyorsa, bizlerin de üzerimizi silkelemesi gerekmiyor mu? Büyükler yaşlandıkları için değil; çocukları sevdikleri için büyüktür. Büyüklük; gözlerimizin içine bakan çocuklara borcumuzu sevgiyle geri ödemektir. Ama birçoğumuz o çocukların yaşamak hayallerine sekte vurmanın kusurlarıyız. Çocukları bile koruyamazsak kimleri koruyacağız?
Öldürülen terbiyenin yaşatılan terbiyesizlikle ilişkisi inkar edilemez. O yüzden tehlikeli bir zaman diliminin içinden geçerken yapılması gereken çok şey var. Çünkü tehlikeli insanlar sosyal medya ve USA patentli dizilerle evlerin içine kadar girdiler. Onlar bir yere girdikleri zaman ya çocuğunuzu alırlar elinizden ya ömrünüzü! Çocuklar kendilerine enjekte edilen zehirden payını aldı, tehlike çemberi daraldıkça daraldı. İhtimaldir ki velilerden ve öğretmenlerden daha hızlı yaşlanıyor çocuklar.
Meselenin ruh derinliği de irdelenmeli. Minicik çocuklarda panik atak var, psikolojik destek alıyorlar, küçücük yaşlarında ilaç kullanıyorlar. 15 yaşındaki kız çocukları dökülen saçlarını gizlemek için peruk takıyor. Korku hormonu tavan yapıyor. Ayrıca uyuşturucu denen illet var. O çocukların yarın daha tehlikeli tutkular için yoldan çıkmaları büyük ihtimal. Bunlar masal değil bu toprakların acı gerçekleri. Alınan mesafenin geri dönüşü varsa, o da bu çocukların birkaç yıl içinde başka çocuklardan neler alacaklarıdır. Aklınıza 'can'dan başka bir şey geliyor mu?"
Bu yaşam biçimi sürdükçe, çocuklar bilinçaltına yüklenen mesajları alacak, zamanı gelince öğretmenlerine, ailelerine ve arkadaşlarına mesajları yollayacaklar. "Geleceğime kurşun sıkıp gideceğim."
NOT: Hayatın işine akıl sır ermez, orasını bilmem ama çocukların kolayca harcanmasını bu hayata hiç yakıştıramadım.
MUTLULUK TAKVİMİ
Çocukluğunu sakın unutma.
Müsrif olma.
Cahil insanla tartışma.
Balık tut.
Bir tutam aşkı
Kalmıştı da
İsteseydi verirdim
İstemedi
Kapıyı açarken
Gözlerinin içini yaktım
Onu bir yol kenarında
Bıraktım
Nasılsa her zaman
Yanında boş yer vardı
Onu ben dolduramazdım
Çünkü o beni
Roma gibi sevdi
Ben onu ülkem gibi
Hakkı YALÇIN
Çocukluğumda bir kelebeği elinden tutup gezdirmek istemiştim!
Hükümsüz!
Hep aynı sözcüklerle konuşuyor insanlar. Hep nefret ve şiddet. Ağzından bir kere olsun karanfilli cümle kaçırsınlar diye bekliyoruz. Herkesin bir kulesi var, oradan bakıyorlar insanlara.
Kahraman ile soytarının buluştuğu yerde, gözü doymayan tek canlıdır insan. Bu teknolojik yapıyla dünyanın kara parçalarında insan diye bir canlı bile bırakmayacak kadar insanlıktan çıkmıştır insan. O yüzden insani duyguları hükümsüz kılmıştır.