Bağımsız gazetecilik tek taraflı nefretin neresinde saklıdır?
Onun pulları da seçim sonrasında satışa çıkarıldı.
Nefret damgalı!
Yandaş medya deniyor da.
Kendilerini bağımsız sayanların yazdıklarına bakılınca, bağımsızlığın esamesi okunmuyorsa, biz onları okuyalım.
Sadece Tayyip Erdoğan nefretinin getirisiyle beslenmenin neresi tarafsızlık?
Tayyip Erdoğan'ın elbette yanlışları oldu, elbette yazılacak. "Peki, onca doğrusu oldu da bir tanesine kalem oynattınız mı?" diye sorsak, hangi taraflarından cevap alırız?
Başkalarını yandaş sayanların, aynaların kendileri için de icat edildiğini bilmeleri gerekir.
Gazetelerin bağımsızlığı Turgut Özal döneminde paralandı.
Mesut Yılmaz, Tansu Çiller döneminde yayın yönetmenlerinin odasından devleti yönetme modeli üretildi.
Yatak odalarına hortum bağlanan gazeteci modelleriyle, Türkiye gazetecilikte çağ atladı!
O yüzden marka şaraplar alın terinin önüne geçti.
Bankaları batıran gazetecilik, milyon dolarlık villalara taşındı ve tetikçi gazetecilik aldı başını gitti.
Kimlerin tetikçi olduğunu öğrenmek için, gazete sayfalarını karıştırmak yeterli.
Zaman tünelinde tasmalar da duruyor.
Şarjörler de!
Parayı götürme sanatıyla, vatan nasıl sevilir bu mesleğe öğrettiler!
Söven adamlardan büyük gazeteciler yarattılar. Para için şerefini satanları baş tacı ettiler.
20 yıl önce de söyledim, şimdi de söylüyorum.
Namuslu bir gazetecinin milyon dolarları olamaz.
Varsa kalemini ve ruhunu satmıştır.
Kendilerine karşı yıllarca duyulan öfkeyi servet düşmanlığıyla geçiştireceğini zanneden büyük gazetecilerin, sattıkları mesleği geri alma çabası diye bir şey olamaz.
Bu mesleğin onurunu geri alabilmeleri için. Önce aldıklarını geri vermeleri gerekiyor.
Evet, demokratik bir Türkiye istiyoruz.
Hukukun iktidar olmasını istiyoruz.
Tayyip Erdoğan'ın sakin olmasını istiyoruz.
Ama eğer gerçekten özgür ve bağımsız bir medya istiyorsak. "Otopsi" istiyoruz.
Bu mesleği katledenlerin ne mal
olduğunu bilmek herkesin hakkı.
Baba ve kızı
Suriye'deki savaştan kaçan aile, Kayseri'de bir apartmanın bodrum katına yerleşti.
Bahçe duvarı sel nedeniyle bir anda yıkılınca, baba ve küçük kızı evdeyken sular bodrum katına dolmaya başladı.
Basınç nedeniyle kapı açılamayınca baba ve 1.5 yaşındaki Meryem boğularak öldüler.
Birkaç saniye gözlerinizi kapatın ve empati yapın. O babanın çaresizliğine.
Mutluluk Takvimi
Organlarını bağışla.
Açık havada kahvaltı yap.
Çocuklar için tatil planı hazırla.
Yol arkadaşı ol.
Ayran iç.
Renkli tişört giy.Gülü solmuş bir akşam
Yollara vurdum acımı
Hiç ayrılmadım senden
Ayrılık aşkın devamı
Pişmanlık mumunu
Yaktım bu gece
Senden ne kaldıysa
Öderim elbet
Yine ateşlere
Sürdüm sevdamı
Bir lokma öfkeyim
Bin yudum hasret
Bir çiçekçi kadına
Seni unuttuğumu söyledim inanmadı
Ben de inanmamıştım
Allah biliyor
Hiç böyle yanmamıştım
Hakkı YALÇIN