CANLI YAYIN

Güiza'n varsa kaybedersin!

Eklenme Tarihi 19 Şubat 2010
Bir takım, oynadığı maça yakışmalıdır. Dünkü Fenerbahçe, maça yakışmadı.
Bir futbolcu formasına yakışmalıdır.
Güiza, Fenerbahçe'ye hiç yakışmadığını bir kez daha belgeledi.

***
Fenerbahçe, daha maçın ikinci dakikasında bir gol yedi ki. Tüm savunma, karikatür sergisindeydi sanki.
Sonra Vederson'dan harika bir gol.
Lille kalesinde bir göktaşı!

***
Lille'in maçın başında kurduğu baskıda Fenerbahçe savunmasının davetkar tavrı başrolde.
Her akında, tespih gibi dağılan bir savunma biçimi.
Özellikle Fenerbahçe'nin sağ kanadı, sahnede dekor gibi.
Gökhan Gönül'ün bu kadar aciz olduğu dakikalar hatırlamıyorum.

***
İlk yarıda korkularına yenik düşmenin kıyısında gezinen, talihli bir Fenerbahçe var sahada.
Futbol adına hiçbir şey yok.
Aslında Emre'nin öne çıkacağı bir maç. Ama Emre sahada yok.
Santos
faul ambarı.
Özer kaçak, Cristian berbat.
Sadece Alex hissediliyor sahada.
Bir tufan ortasında sükunet kaptanı.
Arkadaşlarına gizli yollar buluyor.
35. dakikada Güiza'ya bıraktığı bir pozisyon var.
Güiza'nın son hareketi, hayat öpücüğü beklerken, sırtından hançerlenmek gibi bir şey!

***
Lille'in ikinci yarıda, topu daha geniş alana yaydığını gördük.
Koşan, top yapan, ayakta kalan hep Lille futbolcuları.
Hız ve teknik olarak Fenerbahçe'nin çok ötesindeler.
Balmont sahanın yıldızı.
Fenerbahçe'ye bakıyorum, top kayıpları rekor düzeyde.
Maçın kaderini değiştirecek adamları arıyor gözlerim. Yer yarıldı da, yıldızlar içine girmiş sanki.
Deniz Barış'ın rakip takımın attığı golde, makam şoförü olması, hiç şaşırtmadı beni.

***
Sonuç olarak, korkak Daum'un beraberliğe kurguladığı bir maçta, Fenerbahçe hak ettiği bir yenilgi aldı.
Aslına bakarsanız, rövanş maçı, bu maçtan çok daha zor geçecek.
Ama ne diyelim.
Bir gol attı ya, umutlar dağ gibi.
O yüzden yenildiği için masum!,
Berabere bile kalamadığı için suçlu
ilan edelim.
Rövanşı bekleyelim.
Çünkü, korkak gemilerin kaptanı nöbetteyse, gemi batmış sayılmaz.
(Tek güvencem Alex...)