O gençler ki, ne devlet düzenini yıkmak için çabalıyorlar.
Ne silahlı çatışmaların içine girmek gibi bir hayalleri var.
Onlar gerilla değil, sadece genç.
Direnişin simgesi yumurta.
Karşı duruşun simgesi şemsiye.
Türkiye, baskıyla, korkuyla sindirilen bir ülke olmuşken, birilerinin konuşmasına izin vermek gerekir.
Özellikle de gençlerin.
"Gençlerin dili bozuk" diyorlar.
Politikacıların birbiriyle çatışırken kullandıkları dil...
Öğrencilerin tepki gösterirken kullandıkları dilden daha zarif değilse, şemsiye yerine şapkalar öne... Devlet dersinden sınıfta kalan politikacılar, öğrencileri sorgularken, niye bu kadar acımasız?
Yasaların kişiye özel işlediği bir memlekette, politikacıların gençlerle hiç olmazsa bir "gönül hukuku" olmalı.
Gençleri kaybetmek, kazanmaktan kolaydır.
Biz zoru seçelim, onları kazanalım.
O gençler ki, ülkenin yarınlarını temsil ediyorlar.
Ayrıca bilinmelidir ki...
Hepimizin bir şansı olsa, yeniden genç olurduk.
Daha çok hata yapardık, daha ateşli olurduk belki.
Daha çok riske girerdik emin olun.
Madem ki ülkemiz büyüyor. Ülkedeki en ufak kıpırtıyı bile Ergenekon'a mal ederek, bu ülkede demokrasiyi de bulamayız, adaleti de...
Oysa hepimiz insanız nihayetinde.
Genç veya yaşlı.
Ve insan olmak, öncelikle adaletli olmayı emreder.
En azından gönlümüzün hukukunda.