CANLI YAYIN

Göçebe

Eklenme Tarihi 17 Şubat 2010
Hayatı öğrenmek, ders çalışmak kadar değerliydi bizde.
Sokaklar bol küfürlü çocukluk anılarıyla doluydu.
Esaretin gömleğini o zamanlar yırtmıştık.
Bu toprakların hepimize eşit hak verdiğini de, o zaman öğrenmiştik.
Avurtları içine kaçmış insanların arasından, başka mahallelere kaçardık.
Orda bir köy vardı uzakta, gitmesek de bizimdi.
Gittiğimiz mahallelerin bizi yabancı sayması kimin haddine!
"Korkudan kaçmazsan cesaretine kavuşursun" demişti, büyüklerden biri.
Başka mahallelerin camlarındaki kızlara rehin bıraktık gençliğimizi.
Ayak izlerimizde geleceğimizi taşımayı o zaman öğrendik.
***

Bilet kestiler, hemşerilik ayağına.
Yolumuzu kestiler, "evli evine, köylü köyüne" diye.
Bizim doğduğumuz köylerde, yabancıları başının üzerinde taşırdı insanlar.
Sınırlara vurduk kendimizi.
Saçlarımızı sıfıra vurduk.
Ama kuşları bile vurmadık yalanımız yok.
***

Okula giderken, ceketlerimizi bitpazarından aldık, itlerden akıl almadık hayat boyunca.
Saçlarımızdaki karlar hiç erimedi.
Ama ne yolundan döndürdük sevgimizi, ne söndürdük!
Kürt çocuklarını da sevdik, Ermeni çocuklarını da.
Bizim doğmadığımız şehirlerde doğan bütün çocukları da.
Ve hatta alınlarından öptük masum suçlarını.
***

Ama gördük ki, büyüdükten sonra da, bitmedi göçebeliğimiz.
Hala soruyorlar bize, "kimden yanasın?" diye.
***

İnsandan yanayız.
Kardeşlik türkülerinden.
Dağ çiçeklerinden.
Sevda dergahlarından.
Yetmez mi?