Bulsunlar!
İnsanların gözü paradan başka bir şey görmezken.
Onlar şimdiki zamanın içinde kendilerini bulsunlar!
Ben çocuk yaşımda, Cem Karaca'nın Resimdeki Gözyaşları'nı dinlerken, bir gün hayattan bir teselli arayacağımı biliyordum.
Eski resimlere bakacağımı da.
O yüzden digital hayat şimdiki zamanın olsun.
Ben siyah beyaz yılların içindeyim hala.
Biraz kül biraz duman!
Şarkılardan ne anladığınıza bağlıdır hayat. Şarkıcıların asaletine ne kadar değer verdiğinize.
O yüzden, yaşlansa da değerinden bir şey kaybetmeyen şarkılar duruyor bizde.
Asil ve onurlu şarkıcıların isimleri de apolet gibi duruyor.
Şimdi maden işçileri için yas tutmanın getirisinden beslenen soysuzlara inat.
Düşünüyorum da.
Fikret Kızılok bir daha gelir mi?
Gözü kara özlemleriyle "Söyle Sazım" derken, ne popülerlik derdi vardı, ne magazine yem olmak gibi bir derdi.
Karşısında güzeli seven bir toplum vardı çünkü. Bugünün şarkıcılarının tümünü toplasanız bir Fikret Kızılok eder mi?
Cem Karaca'nın verdiği kavgayı bugününün zibidi şarkıcıları ne bilir?
Şerefsizlik çatlaklarından içeri sızmayı bile erdem sayan şarkıcılar dünyasında, bizler hala Cem Karaca'nın tamirci çıraklarına gösterdiği özeni saygıyla anarız.
Nesrin Sipahi evlerdeki sessizliğin sesiydi, asaletin resmi.
Şimdi adına assolist denen omurgasız kadınların dünyasındaki iltihabı yadırgamıyorum. Her devir kendi asaletini simgeler çünkü!
Hey gidi İlhan İrem.
Sevdaların ve ışıklı yolların adamı.
Sadece şarkılarda çiçek açmadı, toplumsal konularda da dimdik durdu.
Kimseye eğilmedi, kimseye ödün vermedi.
Ersan Erdura'nın beyefendiliğini ve ses rengini bugün mumla arasalar bulamazlar.
Bugünün müzik toplumunda, efendilik değil, soytarılık prim yaptığı içindir ki, Ersan Erdura bizim yıllarımızın gururu olarak kalacak.
Tozlanmış gençliğimin en güzel izleridir onlar.
Yakılan kitaplarım gibi.
Dostoyevski'm, Shakespeare'im.
***
Madenci çocuklarına burs vermek için babalarının ölmesi gerekmiyordu?
***
ÖMÜRLÜK MİRAS
Ölen her madencinin bir hikayesi var.
İç yakan hikayeler.
Evladından helallik isteyen babanın avuç içi mektubu!
Doğmamış çocuğu babasız kalan hamile eşin çığlıkları.
İki gün önce doğan bebeğini kucağına alamadan ölen babanın dramı.
Bu hikayeler o ailelerin ömürlük mirasıdır.
Ne acıdır ki.
***
Senden bulut yaptım
Ağlıyorum
Senden umut yaptım
Bekliyorum
Sesin ılık bir rüzgarın
Tenime dokunuşu
Gözlerin bir masalın
Yeniden okunuşu
Gel atıl kollarıma
Kokun içime sinsin
Rüzgarlar bizim için
Onlar sevdalı desin
Dokun dudaklarıma
Yıldızlar yere insin
Dalgalar bizim için
Onlar barıştı desin
Hakkı YALÇIN