CANLI YAYIN

Fırtına kuşları

Eklenme Tarihi 08 Mart 2011
Dün gece Ankara'dan seri galibiyet uzmanı bir takım geçti.
Onlar hava şartlarına aldırış etmeyen fırtına kuşlarıydı. Fenerbahçe'den klasik başlangıç.
Galibiyet şehveti ilk dakikalarda dışa vurdu. İki farklı üstünlük sağlandıktan sonra takım durdu.
Futbol kesintiye uğrayınca, sahneye Gençlerbirliği çıktı. Orhan Şam'ın atığı gole baktım. "İki gole bedel." Golden sonra daha ilginç bir Gençler. "Bunlar galibiyete ayarlı bir makineye dönüşmüş" dedim.
Fenerbahçe savunmasında herkes kendine hata ısmarlıyor.
Kanatların takımla arası bozuk.
Hücumlar salına salına.
Ve orta alan tamamen çökmüş. "Bu Fenerbahçe de başına dert açmak istiyor" dedim. Ve ilk yarının son dakikasında belayı başına sardı. Hurşut'un harika golü... Beraberliğin bile çarmıh yerine geçtiği haftalara girilirken, alıştığımız Fenerbahçe takımı yoktu. "Takımın yarısı oynuyor, diğer yarısı takımın hayatıyla oynuyor" dedim.
Orta alan kötü bir gecede.
Kanatlar kopuk. Yardımlaşma duygusu sadece Özer'de mevcut. İkinci yarıdaki Fenerbahçe "3 puanı almadan gitmem" diyen bir direnişe soyunan futbolcular takımıydı.
Ritmini tutturan ve direncini sahaya yayan bir takım.
Gençlerbirliği savunmasındaki karanlığı işaret eden stop lambalarını Alex'in derinleme pası yaktı.
Galibiyet ateşini de Niang yaktı.
Gecenin karanlığına ampulü de Santos taktı. Futbolu sorgulamayı bırakalım.
Dünkü galibiyetin tek tanımı vardı. İkinci yarıdaki özveri.
Ve görünen bir şey varsa.
Fenerbahçe kaybetmeye kaşını oynattığı sürece. Her maçtan başı dik çıkması kaçınılmaz.