Geride içi boşaltılmış bir takım bıraktı. Geride ticari saldırıya maruz kalmış borç içinde bir enkaz bıraktı.
Her şeyden önemlisi verilmeyecek hesaplar bıraktı.
Fikret Orman etti.
Bir Kartal yüksekten uçmayı reddeder mi?
Fikret Orman etti.
Takımın içini boşaltan biri Beşiktaş'a yazık etti.
Üstelik hesap vermeyi bile reddetti! Geçen sezon tribünlerde açılan pankartı hatırlayın.
"Beşiktaş birileri için ekmek kapısıdır ama fırın değildir!"
Beşiktaş; Fikret Orman'ın muhasebe defteri değilse, bu defter yüreklerde bile kapanmaz.
O yüzden her Beşiktaş taraftarının Fikret Orman'dan hesap sorma hakkı tasarrufunda saklıdır.
Onlar buğday taşıyan karıncalardır.
Süleyman Seba gibi Özhan Canaydın gibi.
Kimileri de popüler olup, Bodrum'daki oteline tadilat yaptırmak için başkan olur.
Onlar maç günü yabancı dostlarıyla yemekte olmayı tercih ederler.
Fikret Orman gibi.
Gerçeği en iyi onlar biliyor çünkü.
Onlar vicdanlarını futbolun gürültüsüne kaptırmayacak kadar duyarlıdır.
Eminim ki her biri Fikret Orman'ın geride bıraktığı enkazı ayağa kaldırmak görevini de üstleneceklerdir.
Hesap sormayı da!