Hele mülteciyse!
Kimi çocukların ölüsü deniz kıyılarına vuruyor.
Kimileri ölüme boy veriyor denizlerin ortasında.
Yunanistan'ın Midilli Adası'na geçmek üzere İzmir'den denize açılan ve 50 Afganlı mülteciyi taşıyan lastik bot uluslararası sularda battı.
Can yelekleri olanlar kurtuldu ama 10 yaşındaki Nergis öldü.
45 yaşındaki anne Huzra Maghsoudi, 10 yaşındaki kızının ölüsünü 5 kilometre kucağında taşıdı.
Ne acayip bir dünyadır ki.
10 yaşındaki bir kız çocuğunun dramatik ölümü, takvimden koparılmış bir yaprak kadar doğal geliyor insanlara.
O cenazeyi 5 kilometre kucağında taşıyan annenin içler acısı halinin hükmü olmuyor.
Televizyon dizilerinde hayalleri süsleyen çiftleri yazıyor gazeteler.
Fingirdek düşlerin haber alanı, kucağında kızının ölüsünü taşıyan annelerden değerli bulunuyor.
Anneler ki, her dilde annedir.
Söyleyecek sözlerinin hepsini yitirmişse.
Kucağındaki ölü çocuğunun hala acı çekiyor mu korkusunu 5 kilometre boyunca içinde taşıyorsa.
O anne için bütün dünya ayaklanmalıydı.
Ama dramatik ölümlerle sınanmış insanlık sınıfta kalmaya devam ediyor.
İnsanlar hayatlarından birkaç dakikayı, kucağında çocuğunun ölüsünü 5 kilometre taşıyan anneye empati yaparak geçirebilse.
İnsanlar 10 yaşındaki Nergis'in gözlerindeki yaşam sevincinin çalınmasının, kendi çocuklarından çalınan bir ömür yerine geçtiğini de hissedebilse.
Bir şeyler değişebilir miydi acaba?
Hiç sanmıyorum.
Dünya kendi yolunu çizmiş artık.
Çocukları yağmalayacak kadar büyük bir dünyanın içinde küçülen bir insanlık var artık.
Soysuz başlangıçların devamı yaşanırken...
İnsanlık yere düşerken kılını kıpırdatmayanlar, dolar yükselirken çığlık atarken.
Hala para denen acımasız güce tapılırken.
Vicdan ve merhamet bir daha asla gelmeyecek olan bir gerçektir.
Bu yalan dünyada!
Ben yüreğinde insanlık sevgisi taşıyanlar için yazdım bu yazıyı.
Çocuğunun ölüsünü 5 kilometre kucağında taşıyan annenin acısına birkaç saniyelik empati yapabilecek olanlar için.
Televizyon dizilerinde birbirine en yakışan çiftlerin hayalini kuranlar
için değil.
***
Hala 28 yıl öncesinin elektrik borcunu vatandaştan tahsil edenler ülkesinde yaşıyoruz. Fukara hukuk böyle emrediyor!
***
Anlayana
Şimdilerde popüler olan bir mankenin hatıra defterinden! "Küçükken şişe çevirmece oynardık.
Şişenin ağzı kime dönükse onu öper ve para kazanırdım.
18 yaşındayken ev sahibi oldum!"
***
Mutluluk Takvimi
Organik besinleri tercih et.
Günü harcama.
Semt pazarından alışveriş yap.
Trafikte kuralcı ol.***
Sevenlerin ahı
Yerde kalmıyor
Senin günahını
Yüreğin çeksin
Bir daha yüzümü
Göremezsin sen
Aşkı ayrılıkla
Öğreneceksin
Bu akşam İstanbul'u
Benden sorsunlar
Yarından sonra
Sen anlatırsın
Kim aşkta kazanmış
Kimmiş kaybeden
Onu da kalbine
Hatırlatırsın
Hakkı YALÇIN