CANLI YAYIN

Ekmek

Eklenme Tarihi 27 Haziran 2014
Ramazan geldi.
Ramazan'ın gerçek anlamı da eskisi gibi hayatta olsa keşke.
***

Nerden çıktı bu görkemli iftar sofraları?
Kolay para kazanmaktan.
Başka?
Caka satmak duygusundan.
Başka?
İsraf duygusunun tavan yapmasından.
Her şeyden önemlisi kaybolan insanlıktan.
Yılın 11 ayında komşusu aç yatarken tıka basa yiyerek yatan insanlar, Ramazan'da bu alışkınlığından vazgeçer mi sanıyorsunuz.
Üstelik bunun süksesi varken!
***

Burası böyle bir ülke.
Kimilerinin işlerine gelince, söylemlerinde gösterişi reddeden dini gerçeklerden geçilmez.
Ama midelerine ve keyiflerine gelince, hayatın nimetlerinden asla vazgeçilmez!
***

Çocukluğumuzda iftar çadırları yoktu.
Çocukluğumuzda mahallelerde öylesine imece vardı ki, inancın siyaseti olmazdı.
Komşuluk her şeye bedeldi.
Allah'a şükrederdi insanlar. "Hamdolsun verdiğin nimetlere" derken.
Pide, çorba, pilav ve bir çeşit yemekle bütün mahalle doyardı.
Şimdi bakıyorum da, görkemli sofralarda kuş sütü eksik.
Yine de doymayanlar var.
O yüzden yoksulların görkemli sofralara bir mesajı var. "Bizim masamızdaki zeytinleri alın.
Tadına doyum olmaz. Çünkü saf alın teri."
***

Tanrı misafirleri gelirdi sofralara.
Ezile büzüle otururdu da, sofradan "bizden biri gibi" kalkarlardı.
Şimdi unutulmaya yüz tutmuş değerler arasında Tanrı misafirleri de mevcut.
Komşunun komşuya güveninin kalmadığı bir ortamda, bir yabancıya kim güven duyabilir ki?
Dini, dili, mezhep ayrımcılığını insanlar arasına bıçak gibi sokanlar, Ramazan'da izin yapar mı sanıyorsunuz?
Aynı topraklarda yaşayan insanların, birbirine kin ve nefretle bakmasına içimiz yanıyor da.
Bakıyoruz ki, kardeşliği ve bütünlüğü gösteren pusulalar paslanmış.
İnsanlar birbirinden nefretini esirgemiyor artık.
***

Bu Ramazan'da ne çok şeyin değişmesini isterdim.
Siyasi ve sosyal yalanların hayatımızdan çekilmesini.
Bu topraklarda geçmişte ayıp olan şeylerin, yeniden ayıp sayılmasını.
Haramın helal sayılmamasını.
İftar sofralarındaki israfın, hayat sofralarındaki kardeşliğin çarçur edilmemesini.
***

Çünkü bizler yere düşen ekmeği üç kere öpüp, başımıza koyan çocukluğun eseriyiz.
Ekmeğimizi çalanları da sevmeyiz.
O ekmeği çöpe atanları da.

***

Trafik kavgaları

Hala trafikte makas atanlar, o kadar insanın hakkını yiyerek yeni şerit yaratanlar, İstanbul trafiğinde cirit atıyor.
Ramazan'da en çok şahit olduğumuz gerçeklerden biri trafik kavgalarıdır.
Kuralsızlık ve tahammülsüzlüğün can almamasını diliyoruz.

***

Keşke eski fotoğraflardan yürekli insanları çıkarabilmek mümkün olsaydı.

***

Sen kaçan uykumsun
İkinci ruhum
Bir iç titremesi
Hassasiyetim
Gönüllü sürgünüm
Kendi sevdamda
Mahrumiyetim
Mahremiyetim

Senin gözlerinde
Kırık ışıklar
Sebebi ben miyim
Korkularının
Yazıl kaderime
Bir mühür gibi
Kaçıncı şahsıyım
Duygularının

Hakkı YALÇIN