Teknoloji duyguya silah çekti.
Yıldızların simyasını bitirdi, kimyasal silahlar, nükleer santraller üretti.
Yanına da "para için her şey mubahtır" diye not bıraktı.
Bütün kahpıları soysuzluğa açtı da...
Duygu korktu ve kaçtı.
Şimdi dillenemiyor bile.
Döllenen patlamaların ve acımasız teknolojinin yanında.
İnsanlığın yaradılışında duygular netti, mertlik vardı.
Teknoloji namertlik üretti.
Kahpeliğin bütün hallerini öğretti, gücünü soyuz biçimde kullananlar için.
Çocukluğumuzun cennet bahçelerini aldı, şeytanlığın binalarını dikti. İnsanlık adına duygusal bütün kanıtları yok etti. İnsanlara çamur atmanın tüm hallerini devreye soktu üstelik. İnternet en aşağılık silaha dönüştü.
Radyasyondan beter hem de...
İnsanlığın yaradılışında vicdan vardı.
Utanmak duygusu vardı.
Teknoloji merhameti yok etti.
Laneti üretti.
Çelikten ordularını sürdü insanların üzerine.
Çocukluğumuzun filmlerindeki masumiyeti aldı. Şiddetin bütün hallerini çocukların beynine kazıdı. "Vur, öldür, yok et."
Sonunda duygusuzluk iktidar oldu, bütün dünyada.
Sonuç olarak...
Yıldızı parlayan teknoloji, insanlığın ruhunu aldı.
Hepimiz mutsuz ve umutsuz insanlara dönüştürüldük.
O acımasız teknoloji, cep telefonu, internet ve nükleer santralleriyle, şimdi kaderimizin yolunu çiziyor.
Buna kısaca "kıyamet çizgisi" deniyor.
Duyguları yok etmenin bedeli de...
Pahalıya ödeniy
* * *
DUYARSIZLIK
Deprem bölgesi olan ülkeler, cqçocukları bile katarak sürekli deprem tatbikatları yaparken. Bizler sadece film izliyoruz. "Bize bir şey olmaz" duygusunun ayakta tutup, her şeyi kadere bırakıyoruz.
Oysa başımızdan büyük bir felaket geçti.
Depreme karşı sadece binaların değil, yetkililerin ve uzmanların da bir hiç olduğunu gördük.
Ama çabuk unuttuk.
Zaten bizlerin bu duyarsızlığı değil mi?
Bir şeyleri çağıran.
* * *
Ömrümüz tesadüflerin verdiği hizmetle inşa edilir.
* * *
Bugün asker kaçaklarını koruyanlar... Yarın hırsızı çakalı da korur.
* * *
18 Mart 2011
Mutluluk takvimi
Ayaküstü atıştır.
Sinemada arka koltukta oturanı da düşün.
Sokak müzisyenini dinle.* * *
Nasıl aklanır
Aşkı kirleten
Nerde saklanır
Gözlerde tüten
Seninle başlayıp
Seninle biten
Bir masalım vardı
Yolda bıraktım
Şimdi biri bana
Adını sorsa
Hiç kusura bakma
Unuttum derim
Anılar bir olup
Kapımı çalsa
O aşkın kökünü
Kuruttum derim
Hakkı YALÇIN