Politikacının itibarını artıran demokrasiye diktatörlük denir.
Her ikisinin de bedeli, toplum tarafından ödenir.
Ülkemizde varolan demokrasinin, konuşma balonlarını kim dolduruyorsa.
Toplumun içindeki birlik ve beraberliği onlar boşaltıyor demektir.
Demokrasi, dille sarkıntılık etmektir.
Canının istediğine.
Demokrasiyle muhatap olmayın.
Suçlanırsınız!
Sizi yasalar bile savunamaz.
Ne ana, ne baba!
Demokrasi, satın alabildiğini alır.
Alamadığını bir kaşık suda boğar.
Demokrasi, bilinmeyen denklem kurar.
Çözmek suçlanana kalır.
Bu demokraside masumiyetini ispat edemeyen herkes suçludur.
10 yıl önce, hayal edemediklerinizi, şimdi demokrasi sahnesinde görüyorsunuz.
Elbette bunlar gerçek.
Ama böyle demokrasilerde, görmedikleriniz daha gerçektir.
10 yıl sonrasını bekleyin.
Demokrasiyi memleket meselesine dönüştürmeyin.
Onun meselesi kişiseldir. "Sen benim kim olduğumu biliyor musun?"
Halkın sesi kısılınca, tek taraflı demokrasinin sesi çıkar.
Özgürlükçü demokrasi bir haykırsa.
Politikacıların ne mal olduğu ortaya çıkar.
Toplumun özgürlüğü ve yargının üstünlüğü, demokrasinin üzerine vazife değildir.
Bizdeki demokrasinin kendine göre kuralları var.
Daha fazla konuşamam.
Yerin kulağı var!