Küçük yaşlarda kitaplarla buluşmayan çocukluğun, sonrasında toplumda nasıl yer bulduğu tartışılır.
Hiç de azımsanmayacak bir rakam çünkü.
Kitapsız ev, aydınlığa perdelerini sımsıkı kapatmış bir evdir.
O evde gelişen her şey, bilgisizliğin dahilindedir.
Belki de hadım edilmiş masumiyetin kıyılarında.
Bir çocuğun, Üç Silahşörler'i okumadan, "birimiz hepimiz için duygusunu" hissetmesi mümkün mü?
Behrengi'nin Küçük Kara Balık'ını okumadan hayatı sorgulaması, kitap okuyanlara göre nasıldır acaba? İki Sene Mektep Tatili'ni okumayan çocuk, hangi hayal denizinde kaybolur ki.
Dostoyevski'nin Suç Ve Ceza'sını okumadan parayla yaşam arasındaki köprüyü geçebilmek mümkün mü?
Donkişot'u okumadan hayat için kavga vermek ne mümkün.
Hayatın en verimli yıllarında, evinde kitap görmeyen çocukluğun, futboldan başkasını görmeyen gözlerle dünyaya baktığını araştırmaya gerek yok.
O çocukların yüreğine mıhlanan dünya, küçük bir dünya.
Hayalden uzak, iyiyle kötüyü ayırmaktan men!
Çocuklarını kitapsız bırakan ülkelerin, geleceği de karanlıktır.
Sokakları boştur.
Haksızlığın meydanlarında haykıranı bulunmaz.
Tecavüzü boldur, ahlaksızlığa destek veren görsel yayınları, reyting rekorları kırar.
Kitap okumayan çocuklar, ülkenin canına okur.
Sessiz sedasız...
* * *
MUTLULUK TAKVİMİ
28 Mayıs 2010
Her şeyi kalbinle yap.
Vapura bin.
Kapıları yağla.
Hapishaneye kitap gönder.
* * *
Bu gece İstanbul'un
Bütün duvarlarından
Siliyorum adını
Öfkemi büyütüyorum
Neydi o günler güzelim
İçimdeki dağ gibi sevgini
Bir solukta tüketiyorum
Sen bunu çoktan hak ettin
Aşkıma ihanet ettin
Üzülmedim dersem yalan olur
Gözlerimden yaşları akıtıyorum
Dönemezsin artık geri
Nasıl tutarım elini
İhanetin bedelini
Sana ödetiyorum
Hakkı YALÇIN
* * *
Salladığı kalçalı şarkısıyla ülkeyi temsil eden Hadise adlı şarkıcının, İstiklal Marşı'nı okuyunca mı boyası aktı yani?
* * *
ZAVALLI DEMOKRASİ
Demokrasiden memnun olanların sayısı 2007 yılında yüzde 52.Bugün yüzde 28. Demokrasi mi değer kaybetti? Yoksa insanlar, boğazına kadar dayanan haksızlığı mı fark etti? Demokrasi, kişilerin zaptı altına girdiğinden beridir ki, çoğulcu değildir artık. Tekelci demokrasinin can acıtan yanı, oranlarda da ortaya çıkmıştır. Kendinden olmayanı sırtından vuranlarda da. Aydın geçinen adamları karanlık olan ülkenin.
Demokrasisi de değer kaybedecektir. İnsanlığı da...
* * *
Bir sırrın ucunu veren, tamamını elde tutamaz.