Bu gurur Fatih Terim'e ait.
İlk 20 dakikadaki "lider ölüsünü" kendi elleriyle canlandıran Fenerbahçe, dünkü beraberliğe yenilgi muamelesi yapabilir. Bu gurur da Aykut Kocaman'a ait.
* * *
Maçın başında sahada proleter bir Fenerbahçe var. Sow ve Alex'in muhteşem gollerinden sonra, "Bu stadın rüzgarı bile Galatasaraylı futbolcuları sallıyor" diye düşünürken, birden ruh değişimine giren bir Fenerbahçe çıktı sahneye.
Yoldan çıkmaya müsaitti ve çıktı.
* * *
Buna karşılık Galatasaray esaret fotoğrafından çıktı. Elmander'in golünden sonra 2 net fırsatı harcamasa, tabela ilk yarıda değişirdi.
Fenerbahçe'de orta alanın çökmesi, Galatasaray'ın "maçı çevirmesinin vtr'leri" gibiydi ama Aykut Kocaman sadece seyretti. "Bu adam kazanmayı değil, intiharı seviyor" dedim.
İkinci yarıda aynı sahneye devam.
Fenerbahçe orta alanı takımın gücünü yerken, Galatasaray'ın orta alanı mitingi alanı.
Ve beraberlik golü.
Maçın son dakikasında direkten dönün top, Galatasaray adına gecenin en talihsiz görüntüsüydü.
* * *
İki teknik adam arasındaki kalite farkı, dün gecenin sonucunu belirleyen en önemli etkendi.
Maçın başında rakibini felç eden iki golden sonra kendi içine kapanıyorsan, bedelini ödersin.
Galatasaray'a gelince...
2 golle bile bozulmayan ve takım ruhunu tümüyle sahaya yansıtan sarı kırmızılar, sezonun en değerli takımı olduklarını gösterdiler.
Sahadaki berbat hakemi de işaret etmeyelim.
Dün gece Emre Belezoğlu'nun 4 sarı kart görmesi gereken pozisyonları vardı da, Bülent Yıldırım'ın adı hakemdi.