Bahçelerdeki erik ağaçları şükranlarını sunardı.
Sevinçler bile cesur.
Hepimizin yüzünde umutlu bir gülümseyiş.
Hayatın acımasız şartlarını bile bir süreliğine unuturduk.
* * *
Eskiden bahar gelirken bas bas bağırırdı "Ben geldim" diye.
İnsanları, tabiatın yaptığı resimlerin içine çağırırdı.
Yollar ağaçlı, sokaklarda çocuk koroları.
Parklardaki yaşlı insanlarda bile yoktan var edilen umut.
Kapı önlerinde memleket türküleri. "Bizler ve onlar" diye ayrılmazdı insanlar.
* * *
Eskiden bahar gelirken, köylerden akın akın insanlık gelirdi.
Hayat; mavi nurdan bir ırmak, gölgede bir salıncak.
Güneşin göz kırptığı insanlarda yaşama hevesi.
Mart ayından Nisan'ın Mayıs'ın nefesi hissedilirdi.
Bahçelerde çiçeklerle birlikte büyüyen çocuklar.
Hayata fiyakalı kılıf uyduran delikanlılar.
Geçliğin ateşine saygı duyardı büyükler.
Politikanın ağzı bile bahar kokardı.
Barışın ve kardeşliğin dozu artardı sanki.
* * *
Şimdi yabancılaştığımız şehirlerde, hepimizde bir suskunluk.
Politika mavileri aldı hayatımızdan.
En çok da güven duygusunu.
Verilip tutulan sözler de kalmadı.
Gözlerimizle saklanacağımız dost yüzler de...
Düşmanlık fersah fersah zapt ediyor her yanımızı.
* * *
Bahar bile mağlup bu ülkede, gelmemekte inat ediyor.
Leylekler başka kapıya gitti.
Bahçelerimiz kalmadı ki, çiçekler kalsın.
Ne komşuluk kaldı, ne saygı, ne politika zarafeti.
Her yanımız küfür kıyamet, her yanımız hesaplaşma.
Bir şeyleri gerçekten kaybettik.
O yüzden güzellikleri özlemekten başka çaremiz yok.
* * *
ÖLÜM DE GERÇEK
Meslek ve hayat stresi her şeyi alıyor elimizden.
Dün bir kere daha anladım ki, ölüm ara sıra yokluyor beni.
Nasıl gelirse hoş gelsin de.
Yapacak işlerimi bitirmeden gelmesin.
Hayatta bir şey diledim.
Ayakta yaşadım, ayakta ölmek isterim.
* * *
Denizin bütün mahsulleri inci değildir.
* * *
Alemin en "oynak" adamı Mustafa Sandal'a sorsunlar, "Bu dünyaya niye geldin?" Cevabı hazırdır... "Kıvırmaya!"
* * *
18 Mart 2012
Mutluluk takvimi
Gücünü kişisel çıkarlar için kullanma.
Kitabı uyumak için değil, bir şeyler öğrenmek için oku.* * *
Sende kaybolup bir daha
Hiç görünmemek vardı
Ne yazık ki aramızda
İnsafsız bir kader vardı
Canı yandı sevgimizin
Düşler başka gerçek başka
Kaybedeceğimizi bile bile
Dahil olduk biz bu aşka
Bir zaman treninin
Takıldık arkasına
İkimiz de yar olmadık
Kendimizden başkasına
Hakkı YALÇIN