Kapımız herkese açık.
Geçtiğimiz akşam adamın biri selamını verdi hatırımı sordu.
Aynı şekilde karşılık verdim.
60 yaşlarında bir emekli. İki çocuğunu zar zor evlendirmiş, karısıyla kirada oturuyor.
Ev sahibi "evi satıyorum" bahanesiyle kendisini evden çıkmaya zorluyormuş.
***
Sürekli artan ev kiralarından dert yandı, bütçesine uygun oturacak ev bulamıyormuş.
Zalim ev sahiplerinin makam şoförlerini işaret etti; emlakçılar.
Merter Tozkoparan'da yeni yapılmış bir binanın ikinci katına 17 bin lira kira istendiğini duymuş.
"Hangi hakla bu kirayı istiyorsunuz?" diye sormuş da aldığı cevaba bakın;
"keyfimin kahyası mısın?" "Keyif eşekte olur" diye cevap verdikten sonra okkalı bir cevap daha verip çekip gitmiş; "size bu kirayı ödeyecek eşek bulursanız bana da haber verin!"
***
Derin bir of çektikten sonra "biz bu dünyada yitikler ordusuyuz" dedi.
Ardından Rusya'nın Avrupa'da doğalgazı kesme meselesine getirdi konuyu.
"Bu Amerikan-Rusya siyasetinin ahlaksız ortaklığıdır" diye cümlesini tamamladı.
İkimiz de ortak noktada buluştuk.
Dünyadaki bütün hainlerin arkasında duranları öne çıkardık.
Rusya-Ukrayna savaşının çıkarılma nedeni, Amerika'nın Avrupa'ya egemen olma tutkusuyla birlikte "iki kabadayı ülkenin" dünyayı parmağında oynatma filmiydi.
***
Başkalarına olanlar bizlere de olacaktı, çünkü mesele sadece ısınma meselesi değil.
Enerji dendiği zaman içine her şey giriyor, bizlere pahalı gelenler Avrupa ülkelerine ucuza gidiyorsa, ülkemizden yapılan gıda ihracatının bizleri nasıl bir kış mevsiminin beklediğinin işaretleriydi.
"Bunlar derin meseleler" dedim, çocukluğumdan beri Amerika ve Rusya'yı neden sevmediğimin haklı yanlarını paylaştım kendisiyle.
Ha Putin ha Biden!
İkisinin de elleri kanlı!
***
Eskiden amatör olarak futbol oynamış, "bugün güneşi yüz kere ayağımda sektirdim" dedi.
Ben o görüntüyü hayal ederken, kendisi noktayı koydu; ama hayatım boyunca kimseye bilerek acı çektirmedim."
***
Sonra "ben gideyim" dedi, "kira meselesini ne yapacaksın?" diye sordum.
"Belki bir çadır kiralarım" diye karşılık verdi, "çadırda yaşamak evlerde kazıklanmaktan bin kere anlamlıdır!"
***
Her insanın bir hikayesi vardır.
Hele okunmasını istiyorsa!
Dillere destandı
Kalbinde aşkı
Bütün ümitleri
Bir anda bitti
Bir düğün gecesi
Yaşlı gözlerle
Mahzun mahzun baktı
Boynunu büktü
Bir şey söylemedi
Dönüp bizlere
Gözyaşı doldurdu
Yorgun gözlere
Ardına bakmadan
Boş denizlere
Bir düğün gecesi
Sürgüne gitti
Hakkı YALÇIN
MUTLULUK TAKVİMİ
Akvaryumun karşısına geç.
Kullanılmış pilleri değerlendir.
Tuzu ve şekeri az kullan.
Gerçek hayvanseverler avcılar için niye ayağa kalkmıyor acaba?
NİYE DEĞİŞEYİM Kİ!
Üniversite yıllarımda İzmit'ten gelen mektupların bir satırını bugünün binlerce mailine değişmem.
Gençlik yıllarımda dinlediğim Cem Karaca, İlhan İrem şarkılarını bugünün zibidi şarkılarına değişmem.
Çocukluğumun beş parasız onurlu arkadaşlarını da bugün sanat dünyasındaki "sahte dostlara" değişmem!