Yıllarca İzmir'de marangozluk yaparak geçindi. İki oğlu ve eşiyle kıt kanaat yaşadı.
Son 3 yılını kanser hastalığıyla mücadele ederek geçirdi. Hayatı sorgulamayı terk etmeden.
Geçtiğimiz hafta, hayatında çok nadir olarak oynadığı at yarışlarından 8 bin lira kazandı.
İki oğlunu yanına alıp, İzmir Gaziemir'de bir marangoz atölyesine gitti.
Atölyenin sahibini çağırdı, cebinden çıkardığı bin 500 lirayı adama uzattı. "Unuttuğumu zannetme sana borcum vardı ama param olmadığı için ödeyememiştim." "Yok" be Soydaner Abi" dedi atölye sahibi. "Ben unuttum bile."
Soydaner Yılmaz, kendisini borcunu ödemekle şereflendirdi.
Oradan çıkıp, çocuklarıyla başka bir işyerine gitti.
Orada da küçük bir borcunu ödedi.
Kalan parayı 2 evladına harçlık olarak verdi.
Eve döndüğünde, kendisine neden böyle bir şey yaptığını sordular.
Adam cevap verdi. "Bu kadar küçük paraya bütün vicdanımı temizledim. Bundan daha huzur verici bir şey olabilir mi?"
O adam Babalar Günü'nde hayata gözlerini yumdu. Huzur içinde.
Beyaz bir sayfadır hayat.
Üzerine ne yazılsa kirlenir.
Hiçbirimiz bu dünyayı tertemiz terk etmeyeceğiz.
Ama hiç olmazsa borçlarımızı ödeme şansımız varsa, ödeyelim.
Ellerine geçen bir parayla, küçücük borçlarını ödemek için büyük azap çeken insanlar varken.
Para içinde yüzenlerin, hala insanların derisini yüzmek için çırpındığını da görüyoruz.
Yetimin öksüzün kanını emerek, kendilerine lüks konaklar alanlar.
Hak yemeyi yaşam biçimi sayarken zerre kadar utanmayanlar.
Onların borçları mahşerde bile ödenmez.
Hoş, onların mahşerle işleri de yok zaten.
Kendilerine kurdukları yalancı cennette hiç ölmeyecek gibi yaşıyorlar.
Yaşasınlar bakalım!
Her şeyin bir infilakı olacaktır.
***
İstanbul'da her 10 liseliden biri uyuşturucu kullanmış. Bu kimin gururu?
***
Hukuksuzluk
Bir dönem dillerden düşmeyen "Sen de Başını Alıp Gitme Ne Olur" şarkısını Nil Burak söylemişti.
Nil Burak, bestesinin de sahibi olduğu şarkının izinsiz kullandığı gerekçesiyle açtığı mahkemeyi kazandı.
İstanbul Fikri ve Sinai Haklar Hukuk Mahkemesi şarkının bestesinin Nil Burak'a ait olduğunu belgelemek için 8 yıl sonra karar verebildi.
Bir sanatçının, kendisine ait şarkıyı belgelemesi için tam 8 yıl.
Anlayın bu ülkede hukukun nasıl çalıştığını.
***
Senden sonra uzattım
Ben sevdamın ömrünü
Söndü zannediyorsun
Yaktığın bu ateşi
Hiç olmuyor mu beni
Düşündüğün geceler
Bu solgun bakışlarım
Yorgun eylül güneşi
Çok sevdim özür dilerim
Kalbim biraz geç öğrendi
Aşk adalet dağıtmaz
Bir matem merasimi
Bundan böyle bir daha
Kimin kalbine sığar
Bıraktığın bu enkaz
Hakkı YALÇIN