Kalabalık vapurlardan iskeleye en önce atlamanın haylaz gösterilerini yapardık.
Ne denize düşerdik, ne yılana sarılırdık.
Cemreleri biz düşürürdük o yüzden işçiler için en önde yürürdük.
O zamanlar insanlara karanlıkta ateşböceği olmak düşerdi.
Şimdi devekuşu olmak düştü bizlere
Mutfak penceresinden cennet türküleri söylerdi anneler.
Pencere önündeki çiçeklerle konuşurlardı.
Fesleğenlere ellerini uzatkıp koklamak gibi.
Kahve fallarında ay doğardı hanelerine.
Mahallelerde ortak yaşam.
Komşuda pişen bize de düşerdi.
Şimdi dedikodu yapmak düştü bizlere.
Dansa kalkardık komşu düğünlerinde.
Gitarın tellerinde uçardık.
Okuduğumuz romanlardaki kadınlara aşık olurduk üstelik.
Her şarkıcıyı severdik ama Cem Karaca başkaydı.
Adını sokaklara yazardık.
Onun şarkılarındaki tamirci çıraklarına düşen bize de düşerdi.
Şimdi zibidi şarkıcıları dinlemek düştü bizlere.
Buruşuk ama temizdi gömleklerimiz.
Her evde mutlaka kolonya olurdu.
Küçükler büyüklerin ellerinden öperdi, büyükler küçükleri alınlarından.
O zamanlar insanlar birbirine bir çiçeğe bakar gibi bakardı.
Şimdi düşman gibi bakmak düştü bizlere.
Şimdi karanlıkların aydınlıkları tokatladığı bir düzende yaşıyoruz.
Korkulara kilitli bir hayatın içinde, insanlıktan, komşuluktan ve özgürlükten söz etmeden, en iyisi bir köşeye çekilmek.
Toplumun başrolde olduğu berbat bir film çevriliyor şu sıra.
Eskiden insanları uyandırmak düşerdi memleketin insanlarına.
Şimdi isyanını kalbine gömen yorgun savaşçılar gibi.
Seyirci olmak düştü bizlere.
* * *
DOKUNULMAZLAR
Hani sahtekarlar yakalanacaktı ya.
Sağlıksız gıdalar gözden geçirilecekti de, hiç olmazsa çocuklarımızın sağlığı adına çok şeyler yapılacaktır.
Hiç olmazsa diyorum...
Büyük marketlerdeki kaşar peynirleri gözaltına alsınlar da.
Patatesi peynir diye, üstelik fahiş fiyata yedirmenin bedelini ödetsinler diyeceğim ama.
Büyük marketler semt pazarlarının yanında "dokunulmazdır!"
Sistem gereği!
* * *
Özgürlük bir kişinin değil herkesin hakkıdır.
* * *
Bu kirli dünyada en büyük hatamız hala insanlara güvenmek. Ne acıdır ki.
* * *
9 Kasım 2013
Mutluluk takvimi
Kimseye hak etmediği anlamı yüklemi.
Emniyet kemerini tak.
Cebinde mendil bulundur.
Adres sorana sıcak davran.* * *
Ne gökteki kuş izlerin
Ne gömüldüğüm denizlerin
Resimlerine bile kapalı
Cam kırığı gözlerim
Söndürdüm ateşini
Kurşuna dizdim güneşini
Bulamazsın bir daha
Deli gibi sevişimi
Anıları silip attım
Yeni bir mazi yarattım
Gerçekleri giyinirken
Nefret uykusuna yattım
Bağışla beni İstanbul
Bu yalan sevdayla birlikte
Seni de sildim hayatımdan
Sen artık masalımın
Ölümsüz şehri değilsin
Hakkı YALÇIN