Sevgi ve saygı dolu yılları. Şimdi git gide büyüyor aramızdaki uzaklıklar.
Tahammül gücü azalıyor.
Demokrasi kapalı gişe.
Ağzını açan yanıyor.
Bir millet uyanıyor konulu filmlerimiz vardı. İnsan sevgisiydi aslolan.
Kendisi gibi düşünmeyenlere saygı demokrasinin şartıydı. İnsanlar birbirine özür diler gibi bakardı, canına okur gibi değil.
Haksızlığa karşı durmak insanlığın yasasında vardı.
Teslimiyet gazeteciliğin ruhunda yoktur.
Var edildi.
Gazeteci dendiği zaman, ceketini iliklerdi insanlar.
Kendi yarasını öperdi gazeteciler.
Halkı sırtında taşırdı.
Sadece ayakkabısını bağlarken eğilirdi insanlar.
Ya da sokak çeşmelerinden su içerken.
Türkiye bu değildi. İyilik bulaşırdı insandan insana.
Haram helal sayılmazdı da, yetimin öksüzün hakkı böylesine yenilmezdi.
Korkuyla değil haysiyetle çoğalırdı toplum.
Sonra insanların yüreğine pranga takıldı.
Mutluluk hapı sunuldu yalanların görkemiyle.
Düşünceler bile bastırıldı.
Yeniden başlamamız için kaybettiklerimizi kazanmamız gerekir ama mümkün değil artık.
Hayat bütün sırlarını dışa vuruyor.
Haksızlık bir yaşam biçimi.
Güçsüzü ezmek insanların şöleni.
Yaşarken öleni bol olan bir memlekette!
O yüzden...
Ölmeden önce bütün organlarım bağışlanmıştır.
Canım Allah'a.
Gözlerim Oxford'da bir kıza.
Kalbim Afrikalı bir anneye.
Hırsızları, namussuzları hiçbir zaman bağışlamadım ki.
Tırnaklarımı bağışlayayım!
* * *
HAYATIMIN ARMAĞANI
Yıllardır müzik dünyasının içindeyim.
Yüzlerce şarkı yazdım. İlk kez benim için bir belgesel hazırlandı.
Kral Pop'ta pazar akşamı saat 10'da yayınlanacak.
Çocukluğumdan şimdiki zamana uzanan bir yolculukta, hayatımdaki dostlarımın ve yatılı okuduğum Burgazada Yatılı İlkokulu'ndaki öğretmenim Suna Taşkent'in de düşünceleri yer alacak.
Yıllarca verdiğim emeklerin karşılığını aldığımı düşündüren bir belgesel.
Hayatımın en değerli armağanı.
Ölmeden önce harika bir ödül gibi.
* * *
Dedikodu yalana kötülük de katar.
* * *
Aşktan ölenler de şehit sayılmalı. O duygu derinliği hafife alınmasın.
* * *
8 Kasım 2013
Mutluluk takvimi
Çocukların odasına kapıyı vurarak gir.
Tuzu az kullan.
Özgürlüğü savun.* * *
Hayat görünmez ufukta
Umutlar hep karanlıkta
Sırtımızdan vurulduk da
Ölmüyoruz ölmüyoruz
Kan yağıyor gözümüzden
Dert damlıyor yüzümüzden
Namus bildik sözümüzden
Dönmüyoruz dönmüyoruz
Günler geçti beklemekle
Derdi derde eklemekle
Her akşam kuru ekmekle
Doymuyoruz doymuyoruz
Hakkı YALÇIN