CANLI YAYIN

Bizim ülkemiz

Eklenme Tarihi 13 Ekim 2011
Hani büyüyoruz ya...
Hala uçaklarda sigara içenlere ceza kesilen bir ülkeyiz.
Kadınların can güvenliğinin iyiden iyiye azaldığı.
Ölmüş kadınların bile sırtından geçinen medyatik ülke.
Onurlu mücadeleden terk, kolaya kaçanlar ülkesi.
Bebeklerin bile ırzına geçilen.
Uyuşturucu müptelası şarkıcıların el üstünde taşındığı.
Duman ülkesi.
***

Biz hala ovaları kanlı töreler ülkesiyiz.
Kamplara bölünen yöreler ülkesi.
Gökdelenlerin soğuk heybetinde, kendinden olmayanı dışlayan.
Korkunun en ücra köşelere kadar sokulduğu. "Kan aranıyor" anonslarına koşanların yerini, birbirini emziren şeytanların aldığı.
Talan ülkesi.
***

Biz hala minyatür demokrasiyle yönetilen, suçlananların suçlu, suçlayanların kral olduğu bir ülkeyiz.
Kalleşliğe yasallık kazandırılmış.
Teröristlerin meydan okuduğu.
Amerikan aydınlarının kalleşlik dokuduğu.
Vaatlerin havada uçuştuğu.
Yalan ülkesi.
***

Biz hala insanca yaşamaya layık görülmeyen işçiler, memurlar ülkesiyiz.
Alın terinin bilançosunun tutulmadığı, haksızlığın el üstünde taşındığı bir ülke.
Delikanlı gazeteciliği hadım edilmiş.
Televizyonları otobüs fortçularına ilham veren.
Makyajını tazeleyen kahpeliklere suskun kalan.
Şimdiki zaman ülkesi
***

Ne sofralarda bereket kaldı, ne yüreklerde merhamet.
Varsa yoksa nefret.
Vicdanını kaybeden toplumları, hiçbir gerçek iyileştiremez.
Hiçbir ekonomi.

* * *
GERÇEK BİR ÖYKÜ
Televizyon dizisiyle biraz palazlanmış olan kadın oyunculardan biri, sosyetik bir Pet Shop'a girdi. "Bir köpek satın almak istiyorum" dedi.
Satıcının gösterdiği köpeği iyice inceledikten sonra merakla sordu. "İnşallah asil bir aileden geliyordur."
Satıcı dizilerden tanıdığı kadına ilginç bir cevap verdi. "Hanımefendi bu köpek konuşabilseydi eğer, inanın sizinle muhatap bile olmazdı."

* * *
İnsan hayatı uçan kuşun gölgesi gibi uçar gider.

* * *
Pantolon ve kravat için anlaşamayan Meclis, yeni Anayasa için nasıl anlaşacak acaba?

* * *
13 Ekim 2011
Mutluluk takvimi
Hapishaneye kitap gönder.
Otomobil plakasından kelime üret.

* * *
Bende gözlerin kaldı
Bir sevdanın izleri
İçimde uzun geceler
Yaktım bütün denizleri

Öyle bir ayrıldık ki
Kitaplara sığmadı
Saplandın gözlerime
Artık güneş doğmadı

Senden sonra sevemedim
Resimlerin tanığım
Yüreğim kum sıcağı
Hala sana yanığım
Hakkı YALÇIN