Annelerin genelde pek fazla söz hakkı olmadığı bir ülkeyiz biz.
Aslında bu çağrı babalara yapılıyor. "3 çocuk doğurtun."
Bir çocuk doğuyor.
Hastaneler, eskisinden çok daha farklı ve insancıl, yalan değil.
Ama çocuklar masal evlerinde büyümüyor.
Bunların çoğu yoksul evlerde büyüyor. Çocuğu doğurmak mesele değil çünkü.
Asıl mesele, o çocuğun nasıl büyütüleceği ve alacağı eğitim. Ve nasıl iş bulacağı...
Bir yeğenim var, üniversite mezunu, Almanca ve İngilizce'yi anadili gibi biliyor.
Hala iş arıyor.
Dünyanın hiçbir ülkesinde, böylesine özel okul sistemi yok. Dershane sistemi de.
Bizdeki eğitimin öznesi "para!"
Yani devletin 3 asli görevinden biri olan eğitimde, haksızlık yaşanıyor.
Bir çocuğunu bile sağlıklı okutamayan aileler, 3 çocuğu nasıl okutsun?
Sokaklara bakın, kimsesiz çocuk sayısında patlama yaşanıyor.
Devlet baba kaçına elini uzatıyor?
Suçlu çocuk sayısı her yıl artıyor. Çocuklara tecavüz edenlerin bile nasıl korunduğunu görmedik mi?
Uyuşturucu ve fuhuş en çok çocukları alıyor kucağına.
Bugünün çocuklarına sahip çıkmayan ülke, yarın sayısı artan nüfusun çocuklarına nasıl bakacak?
Her şeye alıştırılan bir toplumda, annelerin acısını kim hesaplar?
Gelecekte, bir annenin 3 çocuğundan birini kaybetmesi, kazanç mı sayılacak yoksa?
Bugünün çocuklarını sağlıklı biçimde, sevgi dolu...
Ve "Sanki doğduk bir anadan" düşüncesiyle büyütebilseydik.
Geleceğimiz zaten aydınlık olurdu.
Sayılarla uğraşmazdık. Çünkü iyi eğilmiş, sevgi dolu, saygılı bir çocuk, bir ülkeyi cennete çevirir.
Yanlış bir çocuk, ülkeyi cehenneme çevirir.
Mehmet Ali Ağca da bir zamanlar çocuktu.
* * *
MEHMET ATALAY
Basın İlan Kurumu Genel Müdürü Mehmet Atalay, müjde verdi. "Gazete patronlarıyla tam bir anlaşma sağlarsak, gelecek yıl bayram gazetesi yeniden hayata sokulacak."
Birilerinin gazetecileri düşündüğünü görmek iyi bir şey.
Teşekkürler Sayın Atalay.
* * *
Hayatın en büyük hedefi yaşamaktır.
* * *
Bazı insanlar merdivenin tepesine ulaştıkları zaman. Onun yanlış duvara yaslanmış olduğunu anlar.
* * *
19 Kasım 2010
Mutluluk takvimi
Civcivi avucuna al.
Oltayla balık tut.
Öfkeni körelt.
Randevuna sadık kal. * * *
Seni sevmeyi
Unutacak kadar
Bir daha kimseyi
Sevemedim ben
Yastığım dinliyor
Yalvarışımı
Geceleri uykuya
Dalarken
Saatine bakma derdin
Biraz daha kal
Bizimki aşk değil
Sanki masaldı
Gerçeği sadece
Biz biliyoruz
Saklı sandıklarda
Kokumuz kaldı
Hakkı YALÇIN