Trabzonspor'u "rendeleyen" sistem, pazar gecesi alenen ölüm emri verdi.
İyi yere tezgah açan bir hakem düdüğünü ve kartlarını cinayet aleti olarak kullandı.
Vicdani kavramların foseptik çukuruna atıldığı bir düzende, Trabzonspor 9 kişiyle bile alenen resital veriyordu.
Hakem penaltısını vermedi. Cinayet aletlerini açığa çıkardı, Trabzonlu oyuncularına çıkardığı kartlarla.
Maçın sonlarında öyle bir penaltı verdi ki. Burak Yılmaz adlı emek hırsızının dublörü Umut Bulut, kendisini hakemle buluşturan sahneye balıklama atladı. Üstüne gurur hareketi!
Selçuk İnan sahte penaltıyı gole çevirmekle kendini şereflendirdi (!) 7 kişi kalmış Trabzon karşısında sahte penaltıyla galip duruma geçerken gururla yumruğunu sıkan Mustafa Denizli'nin yüzüne renk geldi.
Bu hakem katliamından Anadolu'nun sembolü olan bir futbolcu çıktı.
Trabzonsporlu Salih Dursun!
Hakemin elindeki sahte kırmızı kartı alıp gerçek kartı hakeme gösteren delikanlı. Başkaldırmanın simgesi.
O kart, hakemin nezdinde, Trabzon'u ve Anadolu takımlarını katleden bütün hakemlere ve o hakemlerin arkasında duranlara gösterilmiştir.
Sezon başından beri hakem barikatını aşamayan Trabzonsporlu futbolcular kendileriyle gurur duyabilir.
Böyle kaybetmek, öyle kazanmaktan bin kere kutsaldır. O çocukların hepsine takdirlerimizi sunuyoruz.
Trabzonlu taraftarlar, yarından sonra "Sıkıysa Trabzon'a bir daha dokun!" pankartını açsınlar. Altına da kendilerini sezon başından beri katleden hakemlerin isimlerini yazsınlar.
Ellerindeki kırmızı kartlarla.
Ve yüreklerindeki isyanla!
Her hakları mahfuzdur!