Bir anda "tekdirlik" oluverdi.
Hukuk adamı olmakla, siyasetçi olmak arasında bazı gerçekler vardır.
Ama en önemlisi!
Haddini bilmek gibisi yoktur.
Uzun uzadıya konuşma sanatına "boşboğazlık" denir.
Bildiğin kadarını konuşacaksın.
Bilmediklerini sakız etmeyeceksin!
Orhan Pamuk gibi koca bir kitapta bile ne anlattığı belli olmayan popüler yazarlığı boş verin.
Bazen iki cümleyle çok şey anlatılır.
Özdemir Asaf'dan...
"Sana güzel diyorlar.
Sakın olma!"
Muammer Hacıoğlu'ndan...
"Bana karanlıkta bir şiir yaz.
Bembeyaz!"
Bazen noktalama işaretleri bile, cümlelerden daha değerlidir.
Hayatın gerçekleri var.
Eğer siyasete soyunursanız.
Yanlış şifrelenmiş sözcüklerle süsleme sanatına güvenmeyeceksiniz.
Kullanılan cümlelerde üzerinize çamur sıçratırsanız.
Kendi kaderinize mühür basmış olursunuz.
Geleceğinizden çalar hayat!
Eğer karşınızda devlet erkanı bulunuyor da, yargı üzerine konuşma hakkı size veriliyorsa.
Kurduğunuz cümleler de ütülü olacak.
Giydiğiniz gömlek de.
Eğer zamandan çalıyorsanız.
Haklı nedenleriniz olacak!
Siyasette merdivenleri çıkarken arkanızdan itilir de, üste çıktığınızı zannedersiniz.
Bir buğday tanesi yüklenir sırtınıza.
Altından kalkamazsınız.
O yüzden Metin Feyzioğlu'nun gereğinden fazla konuşarak ve haddini aşarak yarattığı "bilinçli deprem!" İadeli taahhütlü olarak kendisi tarafından ödenecektir.
***
Kayıp çocuklar
Kayıp Çocuk Platformu'nun başındaki işadamı Yahya Durmaz, bir avuç gönüllüyle 7 ülkede binlerce kişiye ulaşıyor.
Ve acı bir gerçeği yakasından yakalıyor. Aileleri tarafından satılmış veya kiralanmış çocukları. "Uzakdoğu'da fuhuş batağında Türk çocukları var."
Dünyadaki insan kaçakçılığının merkezinin Sakarya olması ise, işin en ilginç yanı.
Bunun nedenini de, "Avrupa'ya geçerken en sakin yer burası.
Coğrafya saklanmaya uygun." Ülkemizdeki kayıp çocukları aramaya bile zahmet etmeyen yetkililere karşı, böyle gönüllüler başımızın tacı.
Acı gerçeklerin adresinin o çocukların aileleri olduğu kadar, onları korumakla yükümle olanları işaret etmek de bizlerin görevi.
***
Mutluluk Takvimi
Hapishaneye kitap gönder.
Hoşgörülü ol.
Organlarını bağışla.
Spor ayakkabı giy.
Tavla oyna.Kör bir kuyuda
Umut ışığıdır yaşamak
Düşleri gerçek yapmak
Gökten yıldız çalmak
Kış gecesinde
Camlar dolu buğular
Seni sonsuz seyretmek
Dağlamak kanayan yarayı
Ağlamak doyasıya
Şarkılı bir masaldır
Yaşamak
Bir özlem yangınıdır
Yaşamak
Acısı derdi çok olsa da
İnan yine de güzeldir
Yaşamak
Hakkı YALÇIN