Yabancılara karşı sürdürülmüş, kişiliksiz politikayı yerle bir etmektir.
Karşı çıkılmamış yanlışları çok gördük biz.
Çelimsiz duruşları da.
Bugün terslenmiş tepkilerin galibi bir dış politika varsa...
Sebebi Başbakan'ın duruşudur.
Mesele gurur gösterisi değil.
Mesele, çirkin bir gösteriye soyunan İsrailli politikacıya ders vermek meselesi.
İsrail gazetesi Yeshiva News, "İsrail'in gurur günleri, sonsuza dek geride kaldı" diyorsa, mesele harika bir ödeşme meselesi.
Dünya basınına konu olan bir meselede, "İsrail sadece Türkçe anlıyor" finalini sahneye koymak, herkesin harcı değil.
Zamanın deklanşöründe gururumuzu kıran fotoğrafları yakmak, herkese nasip olmuyor.
Hassas olduğumuz konularda, hiç kimse Tayyip Erdoğan kadar net olamadıysa, alkışlar da yerini buluyor.
Dünyanın yönü değişiyor.
Ortadoğu'da Amerika'nın egemenliğine karşı duracak duruşu da gösterdiğimiz zaman, Türkiye'nin gerçek liderliği de belirgin hale gelecektir.
O yüzden Rusya, çok doğru bir tercihtir.
Çünkü, Amerika'nın bu ülkeden aldıklarını, hiçbir dünya ülkesi almamıştır.
Bu konudaki değişim, ülkenin de beklentisidir.
Tayyip Erdoğan'ın duruşu, halkından aldığı gücün bildirisidir.
Böyle bir duruşun, bizde hata yapacak kadar hatırı vardır.
Dış politikada izlediğimiz manzaralardaki.
Unutulmaz hatıralar gibi...