Öncelikle Galatasaray takımına helal olsun. Muhteşem bir mücadele örneği verdiler. Görkemli transferler takımı Fenerbahçe, enkaz yığını sayılan Galatasaray'ı koca sezon bir kez yenemedi ya. Ve üstelik dün gece yenildi ya! Bu gerçek giden kupa kadar acı bir gerçek. Üstelik bir de ödül verdi. Avrupa cezasını silerek! O yüzden maçın sonunda sarı kırmızılı koro hep birlikte haykırdı. "Asıl sen cezalısın!"
***
Maçın ilk yarısında Galatasaray daha organizeydi. Fenerbahçe teşrifte gönülsüz. Öyle ki, ilk yarım saatte sezon başından beri topla oynama oranındaki en düşük seviyede. Fenerbahçe'nin sağ kanadı Galatasaray için iştahlı bindirme alanı. Takımda motivasyon sıfır! Van Persie'yi köşe atışlarının dışında rakip kale önünde görmek mümkün değil. Nani mazideki resimlerin içine saklanmış yine. Diğerleri de kaçak yolcular. O sırada Pereira'ya söylenenleri duydum. "Bu adam bir geceliğine olsun teknik direktörlük yapamaz mı?"
***
İkinci yarıda Sneijder'in yerine Chedjou'nun sahaya sürülmesi oyunun görüntüsünü değiştirdi. Galatasaray deplasman moduna girdi. Yenilgiye kaşını oynatan bir Fenerbahçe çıktı sahneye. Hepsi bu kadar. Galibiyeti koruma sahnelerinde Galatasaraylı futbolcuların yüreğinden bile ter aktı.
***
Gördük ki, bu kupayı kazanmak için mutlak motivasyon şartmış. O da sadece Galatasaray'da mevcuttu. Fenerbahçe'ye gelince. Onlar ligden sonra kupanın da fotokopisini çektirdiler. "Karbon kopya Pereira" imzalı. Böyle bir adama mahkum olmaktan daha büyük bir ceza olabilir mi zaten!