Tribünlerde harika bir poster. Şampiyonu alkışlayan zarafet temsilcisi Karabüklü futbolcular.
Sahanın ortasında heykel gibi duran futbolcuların pozu..
En güzeli de futbolcuların elinde dolaşan silinmez kalemle yazılmış "Şampiyon Fenerbahçe" yazısı. Zarif bir gönderme!
Her poz onların gururu.
Çünkü bu takımın şampiyonluğuna hakemlerle duvar ördüler.
Bilumum kalleş ittifakla adaletsizliği saldılar üstlerine.
Aslanları kaplanları saldılar yıkamadılar. O yüzden Fenerbahçeli gladyatörler özel bir alkışı hak ediyor.
***
Futbolcuların maç içindeki coşkusuna baktım. Günün anlamına uygun, fırtına gibi bir başlangıç.
Harika goller sergisinde sihri büyüyen bir şampiyon.
***
Her şeyin bir asaleti vardır. Şampiyonluğu kutlamanın bile.
Fenerbahçeli futbolcular maçtan sonra yıldızları kürek yapıp, Samanyolu'nda gezintiye çıktılar. Sonra Aydede'nin huzuruna.
Aydede hepsini tebrik etti ama gözleri bulutluydu. "Sizin şampiyonluğunuza duyduğum saygı için buradayım" dedi.
Sonra gözlerindeki hüznün sırrını açıkladı. "Uçaktaki sövgü korosunu duyunca hicap duydum. Onlar utanmıyor ama ben onlara yuhh çekmeye bile utanıyorum.
Bunu iletin lütfen. İnsanlığa çağrı niyetine. " Herkes Aydede'yi alkışladı.
***
Düşündüm de... Uçaktaki kanalizasyon senfonisinin sövgülerine, gökyüzündeki Aydede utanç duyuyor da.
Adına yönetici ve futbolcu denen apoletli şahıslar, bu çirkinliklerle nasıl gurur duyuyor?
Bunun cevabını Aydede'den önce kendi çocuklarına ve torunlarına versinler!