CANLI YAYIN

Anne eli!

Eklenme Tarihi 29 Ekim 2026

İLKOKULDA tanıdığımda bütün çocukların başını okşayan, saçlarını tarayan anne eliydi Cumhuriyet. Aydın öğretmenlerimin eliydi o el. Hiçbir ülkenin tarihi böyle bir mücadele görmemiştir eminim. Yırtık pabuçlarının içinden çıkan parmaklarına bakardım, "biz Cumhuriyeti böyle kurduk" diyen kahraman insanlarımızın.

Sol yakama iliştirdiğim karanfildir Cumhuriyet. Yaralı askeri sırtında taşıyan diğer yaralı asker ruhu. Hiçbir ülkenin tarihi böyle bir mücadele görmemiştir eminim. Tüm zamanların en yürekli rejimidir Cumhuriyet. Dünyanın hiçbir kadınına nasip olmayan hakları vermiştir. Paranın değil, ilkelerin değerli olduğu bir dünyanın eseridir. Çocukları elinden tutar, büyükleri yüreğinden. Ruhunda bilgelik vardır, en anlamlı savaşın barış olduğunu ve bu toprakların sevdanın anayurdu olarak tarihe geçtiğini öğretmiştir bizlere.

Çocuklarımıza kalan son servetimizdir Cumhuriyet, mahşere kadar emanetimiz. Dünya döndükçe bu topraklarda var olacak. Ama bazen düşünüyorum da Cumhuriyet bizlere her şeyi verirken bizler ona hakkını verdik mi acaba?

Okul arkadaşlarımı ve anaç öğretmenlerimi hiç unutmadım. "Keşke" diyorum "ilkokul yıllarımda bana bu duyguları aşılayan Burgazada Yatılı İlkokulu'ndaki aydın öğretmenlerim, aynı bilgilerin ışığında bugün yine saçlarımı tarasalar." 68 yaşındayım. Hala çocuklara ve Cumhuriyet'e olan aşkımdan başka bir şey bulamazlar, üstümü arasalar!

Mutluluk Takvimi

Hiçbir konuda fanatik olma.
Yaşlı insana öncelik tanı.
Sakinleş öyle cevap ver.


Bir zamanlar can bildiğin

Yabancıyla bir tutulur

Adına yemin verdiğin

Unutulur unutulur

Nerede gözlerde tütmeler

Kapıyı vurup gitmeler

Sabahı sabah etmeler

Unutulur unutulur

Vefa bilmez hiçbir veda

Yorgun güneş vurur cama

Unutamam dersin ama

Gözün gibi bakanlar da

Yananlar da yakanlar da

Unutulur unutulur

Hakkı YALÇIN

Koltuk değnekleriyle dolaşan haysiyetli bir ihtiyardır dürüstlük.

Polis memurları

Galatasaray maçı bitiminde üzerinde Fenerbahçe formasıyla polisi itekleyen ve meydan okuyan Mert Hakan Yandaş'a baktım. Sadece tribüne oynayan bir adamın yaptığı hareketler kendisine takılan sahte apoletlerin bedeli.

Posta koyduğu polis memurları orada güvenliği sağlamak ve hatta hır çıkarmak için sahaya sürülen Mert Hakan Yandaş gibilerini korumak için orada görev yapıyor. İnsanları birbirine düşüren yöneticiler ve futbolcular el üstünde taşındığı içindir ki, gerilimli maçlarda polis memurları göreve sabahın erken saatlerinde başlıyor. Bir arkadaşım eşini sabahın beşinde göreve bıraktı.

Bunları ne için yapıyorlar?

Meslek onuru ve toplumsal sorunun önüne geçmek için. Ve insanları birbirine düşüren yöneticilerin, futbolcuların sahaları mezbahaya çevirmemesi için.

O yüzden diyorum ki, polis memurları futbol maçlarından çekilsin. Yaratılan nefret iklimini bastırmak için sadece özel güvenlik sistemi yürürlüğe girsin. Hatta istiyorlarsa "yabancı güvenlik" getirsinler!

O polis memurlarının yapacak daha önemli işleri var çünkü! Bu konuda emniyetin üst düzey yetkilileri ne düşünür bilmiyorum ama memuruna sahip çıkmak onların asli görevi. O insanları ucuz bitirimlere ezdirmesinler.