Suskunluğun suç ortaklarıyız cümlemiz.
Sesimiz sadece şarkılarda çıkıyor. Çocuklar işsiz, babalar umutsuz.
Titreme nöbetlerinde, "Bunlar da geçer" deyip, kadere sığınıyoruz.
Her şeye alışıyoruz.
Sefaletin karnına kazık gibi çakılan zamlara bile.
Haksızlığa karşı, yelkenleri suya indirmiş vaziyetteyiz.
Yapraklar bile, kendilerinden sonrakiler yaşasın diye dökülüyorlar toprağa.
Bizler sökülemiyoruz korkularımızdan.
Her emir başımız üstüne. Boyumuzdan küçük yükleri bile taşıyamaz olduk.
Meğer, nasıl da hazırmışız boyun eğmeye!
Her şeye alışıyoruz.
Dizüstü yaşamaya bile.
Onuru önden giden insanlık, çağın gerisinde kaldı.
Bizler iki arada bir derede kaldık.
Birimiz hepimizi yalnız bıraktık.
Hepimiz birimize çelmeler taktık.
O yüzden can yelekleri tavandadır adedi bir.
Bal tutan parmağını yalıyor, her koyun kendi bacağından asılıyor.
Her şeye alışıyoruz.
Telef olmaya bile.
Demokrasi zar tutuyor, kendinden yana olanın tarafını tutuyor üstelik.
Nal topluyor insanlık.
Kötülük üretiminde patlama yaşanıyor.
Gittikçe derinleşen bir uçuruma yürüyoruz, hep birlikte. Kendimize bile yalan söylüyoruz, çıkarlarımız için.
Her şeye alışıyoruz.
Penguen sürüsü olmaya bile.
Harbi kimliğimiz vardı kaybettik, hükümsüzdür.
Bizdeki korkaklığın iki gözü, iki yanmış kömür.
Cesetlerimizin üzerindeki parmak izleri için, Adli Tıp'tan yardım beklemeyelim.
O bile sizlere ömür...
***
28 Temmuz 2009
Mutluluk takvimi
Merakını kontrolde tut.
Çocuklara dürüstlüğü aşıla.
Mutluluk takvimi
Merakını kontrolde tut.
Çocuklara dürüstlüğü aşıla.***
Kalbim bu acıyı
Kaldırmaz gitme
Gitmekle bu aşkı
Öldüremezsin
Biliyorsun sana
Nasıl tutkunum
Bendeki yangını
Söndüremezsin
Bendeki bu deli hasrete
Yürek dayanmaz
Bu şehir bu gece yanmazsa
Bir daha yanmaz
Hakkı YALÇIN
Kaldırmaz gitme
Gitmekle bu aşkı
Öldüremezsin
Biliyorsun sana
Nasıl tutkunum
Bendeki yangını
Söndüremezsin
Bendeki bu deli hasrete
Yürek dayanmaz
Bu şehir bu gece yanmazsa
Bir daha yanmaz
Hakkı YALÇIN