CANLI YAYIN

Ah Levent Ah!

Eklenme Tarihi 30 Haziran 2010
Bir delikanlı, üniversiteden mezun olduğu gecenin sonunda, otomobilini Boğaz Köprüsü'nün üzerine çekti.
Günlerden cumartesiydi...
Mesaj çekti anne ve babasına. "Sizleri çok seviyorum ve özür diliyorum."
Köprünün parmaklarının üzerine çıktı, gecenin karanlığında kendisini mavi boşluğun üzerine bıraktı.
Henüz 24 yaşındaydı.
***

Delikanlıyı tanıyorum, anne ve babasını da.
Delikanlı aşkı tanımıştı 3 yıl önce.
Okul arkadaşıyla yaşadığı aşkın finaliyle de, mezun olduğu gece tanıştı.
Kendi kendini yedi gece boyunca.
Başkasının gözlerinde kaybolan aşkının bedelini ödedi.
Tek yolculu bir ölüm treninde, denizi gökyüzü saydı...
Azgın dalgaları da, buruşmuş çarşaf saydı belki. Ölüme uyudu.
***

O delikanlının, gözyaşlarıyla yıkanmış bedeni, dün Levent Camii'nde sonsuz bir yolculuğa uğurlanırken, arkasında ölüme davetiye bastırmış bir anne ve baba bıraktı.
O genç kıza gelince...
Bu delikanlıyı aşkla tanıştıran genç kız, değişik bir tat alabilmek için başkasından...
Bir gencin ömrünü yaktı.
***

Ah Levent Ah!..
Hayırsız bir zamanın içinden, kendini çekip çıkarmanın keyfini çıkarabilirdin.
Allah'a şükrederdin, "Bana bu aşkın gerçek yüzünü erken gösterdiğin için" diye.
Ah Levent Ah!..
Keşke yardım isteseydin bizden.
Ailene ve geleceğine adaman gereken bir ömrü, gözünü kırpmadan bir sevdaya harcamanın önünü keserdik.
***

Değer miydi? İstediğin şey senin değildi zaten.
Peki istemediğin bir şeyi niye yaptın?
Hangi annenin kalbi dayanır bu acıya?
Hangi babanın? (Levent Şeref'in anısına...)

* * *
Sen kendinden mahrum
Etsen de beni
Bu hüzünler bana
Senden hediye
Hala çok şeyler var
Bizi yaşatan
İkimizden biri kaldı
Geriye İncinen kopan bir şey var
Sen benim yaralı yanım
Çok şeyleri paylaşmıştık
Dokunmasan da ağlarım
Ben gözlerine deli
Sen yokluğuma kaçak
Ya yeniden yak beni
Ya da ellere bırak
Hakkı YALÇIN

* * *
MUTLULUK TAKVİMİ

Seni mutlu etmeyen her şeyi çöpe at.
Vapurla gezinti yap.
Mizah dergisi oku.
Daima barışı seç.

* * *
Haziran ayının Nisan ayıyla karıştığına dair iklimsel bütün belgeler topraklarımızda mevcuttur. Bakınız: Yağmurlar!

* * *
Birbirini emzirenler
Çirkin gazeteciliğin bile parlatıldığı bir medya dünyasında, ahlakın, dürüstlüğün itibar görmesini bekliyoruz. Ülkemizde devlete bağımlı gazeteciliğin en büyük tüccarını alkışlatmak için, nasıl sinsi bir kampanya başlatıldığını görüyoruz. O yüzden bu ülkeden korkuyoruz. Çünkü bu mesleğin onurlu yanlarının hiçbir getirisi kalmadı artık. Birbirini emziren şeytanlar ülkesinde.

* * *
Herkes haksız olduğu zaman herkes haklıdır