Hızlı, genç, iş bitirici özellikleri mevcut.
Görünüşte isabetli bir seçim.
Bence en önemli özelliği genç olması.
Transfer çöplüğünde Güiza gibi biri dururken...
En azından elde kalmayacağının garantisi var.
Bu transferin Galatasaray'ı ekarte ederken, teklifi ikiye katlamak gibi bir gerçeği de var.
Onu iki takım arasındaki ezeli çekişmeye bırakalım.
Ama Stoch için yapılan yorumlarda, gereğinden fazla abartı var.
Chelsea'de forma giyememiş bir Stoch'u, yere göğe sığdıramayanlara karşılık.
Bu sezon Chelsea'nin şampiyon olmasında asla payı olan Anelka'nın, Fenerbahçe'ye yararlı olamadığı gerçeği kapı gibi duruyor.
Yani bu demektir ki...
Görünüşe aldanmayın.
Yanıltıcı olabilir.
O yüzden ben transferde atılan elle atılan pahalı imzaya değil.
Sahada ayaklarıyla atılan imzalara bakarım.
Bernard Schuster, Beşiktaş yönetiminin, kendilerini tekzip ettiği çirkin bir transfer olarak tarihe geçti.
Ertuğrul Sağlam'a, Mustafa Denizli ile yapılan, Mustafa Denizli'ye Schuster ile yapıldıysa...
Beşiktaşlı yöneticilerin bizlere hissettirmek istedikleri tiyatro!
Onların en klasik oyunudur. "İçi boşaltılmış güven kasası!"
Galatasaray'da geçen sezonun harika çocuğu Haldun Üstünel, sahibi ölünce kenara atılan ayakkabı sanki.
Takımı yönetemeyen sistem ayakta kalırken, Haldun Üstünel, transferlerin sorumlusu oldu.
Futbolcular arasındaki disiplini yok edenler... Ayrıcalıklı futbolcuların sorumsuzluğuna gözlerini kapayanlar ne oldu?
Bütün günahı Haldun Üstünel'in transferleri üzerine yıkanlar, takımın belini kıran sorumsuzluğun faillerini, neden baktıkları aynalarda aramadılar?
Büyük takımlara baktığınız zaman, yöneticilerin harcadıkları paradan başka gururlanacağı bir şeyleri yoktur.
Yöneticiliğin ruhu, futbolun ruhunu temsil eder.
Herkesin hak ettiği bir neticesi varken.
Neticeyi oluşturan sebepleri de, yöneticiler inkar eder.
O yüzdendir ki...
Bizim ülkemizin futbol duvarları.
Yeni sezonda da, yöneticiliğin ağlama duvarı olacaktır.