Hafif yaralanan koca eşini kanlar içinde yatarken görünce. "Sana bir şey olursa yaşayamam" deyip, fenalaşarak yaşamını yitiriyor.
Hastanede felç olma tehlikesiyle tedavi gören kadın, eşinin öldüğünü bilmiyor bile.
Ölümüne aşk böyle bir şey işte.
Aşk sonsuzluktur zaten, masumiyet, ilahi bir ninnidir.
Bir gülün açmasındaki sihri görebilmek.
Büyülü bir yolculukta, kendi ruhunun asaletini sınamak.
Aşk, sevdikleri yaşasın diye ölebilmektir.
Aşkın parası yoktur, aşkın yüreği vardır.
Çünkü aşk insanlıktır.
Aşkın düşmanı paradır.
Ülkedeki kirlenmenin sebebi de para.
Daha çok para, haram para, şike parası, uyuşturucu parası.
Sevgi yarışının bittiği bir ülkede.
Puştluk yarışının ipi önde göğüslemek için gösterdiği çabanın tek sebebidir para.
Futbolumuz gibi.
"Sana bir şey olursa yaşayamam" diyerek ölen kocanın aşkı.
Bu ülkede az görülen aşklardan biridir.
Paranın sesi insanlığın sesini bastırdığından beridir ki.
Bütün çirkinlikleri görüyoruz artık, O yüzden, gecikmeli de olsa...
Arkasına padişahları da alsa, şike namussuzluğunu karşımızda bulduk.
Aşk; bedenini bekleyen onurlu gömlek.
Futbol; formasını rakibine de giydiren kahpelik.
Aşk; güneşi kafasında zıplatan hüner.
Futbol; ahlakı ve dürüstlüğü parmağında oynatan puştluk.
Cebren ve hileyle bütün kaleleri zapteden puştluk.
Aşkın karşısında yenilecektir.
Gönüllerdeki aşkın olmasa da...
Adalet aşkının.
* * *
Ben senin yaşadığın
Gizli bir macerayım
Anlatılmaz bir roman
Kapanmaz bir yarayım
Sığındığın limanlar
Unutturamaz beni
Ben senin yüreğinde
En büyük fırtınayım
Ben senin dudağında
Eskimeyen besteyim
Zorlama hiç kendini
Aldığın nefesteyim
Sarıldığın kadehler
Unutturamaz beni
Sabahlarında güneş
Her duyduğun sesteyim
Hakkı YALÇIN
* * *
MUTLULUK TAKVİMİ
Semt pazarından alışveriş yap.
Eski okul arkadaşlarının izini bul.
Komşunla tanış.
* * *
Bir yazarın en büyük güvencesi Okuyucuların sevgisine olan güvenidir.
* * *
Yaşar Kemal
Fransa'nın Liberation Gazetesi, haftalık kitap ekinde Yaşar Kemal ve İnce Mehmet eserine övgüler yağdırdı.
Noktayı da koydu. "Yaşayan en büyük Türk yazarı."
Sanırım okumayı seven, edebiyata değer veren ve yüreğiyle jüri üyeliği yapanlar da, aynen böyle düşünüyordur.
* * *
Her dalkavuk kendisini dinleyenin yardımıyla geçinir.