Vav TV İzle
Sesli dinlemek için tıklayınız.
  • 09 Haziran 2022, Perşembe

TRafik

DENGELER iyice hassas bir hale geldi. Yabancı BÜYÜKELÇİLERİN MUHALEFETLE teması görülen görülmeyen noktalarda arttı. İstanbul sermayesinin 6'lı masaya el uzatması sır olmaktan çıktı. Adeta dışarıdan içeriye bir yüksek hava basıncı gelecek gibi durmakta... Dikkatli olmakta ve temasları doğru yorumlamakta fayda var...
Herkesi olduğu gibi bizi de derinden etkileyen ve etkileyecek olan RUSYA işgaline oradan da AVRUPA'ya bakalım. Daha doğrusu bu mühendislikte birinci akıl olan MERKEL'e geçelim... Daha önce yarı ciddi yarı şaka "Merkel ileride hain ilan edilirse şaşırmayın" diye yazdım.
Birkaç kez değişik vesilelerle tekrar da ettim. İşte şimdi olanları en doğru analiz edecek olan ALMANYA'nın eski BAŞBAKANI Merkel, Berlin'in dünyaca ünlü sanat merkezlerinden Berliner Ensemble Tiyatrosu'nda, seyircilerin önünde gazeteci Alexander Osang'ın sorularını yanıtladı. Ukrayna Savaşı ve Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin ile geçmişteki ilişkileri hakkında ilk kez ayrıntılı açıklamalarda bulundu. Eski Şansölye Merkel, Rusya'nın Ukrayna'ya saldırasını BÜYÜK TRAJEDİ olarak gördüğünü belirtti. Kendi kendine sık sık "Bu savaş önlenebilir miydi?" sorusunu sorduğunu da açıkladı.
16 yıllık başbakanlığı döneminde Moskova ile sürekli diyalogdan yana olan ve iki ülke arasındaki ekonomik ilişkilerin gelişmesine katkı sağlayan Merkel'i en çok kendi partisi sorguluyordu! Daha düne kadar dünyanın en güçlü kadınları arasında liderliği kimseye bırakmayan MERKEL şimdi "Rusya'ya karşı izlediğim politika doğruydu. Bu yüzden kimseden özür dilemeyeceğim" diyerek kendini savunmak zorunda kalıyordu!
Putin'in ticaret aracılığıyla dönüştürüleceğine inanmadığını dile getiren Merkel şunları söyledi: "Putin'in demokrasiyi reddetmesine karşın Rusya'nın her zaman AVRUPA'nın komşusu kalacağını göz ardı etmemek gerekir. Rusya ile tüm farklılıklara rağmen bir şekilde bir arada yaşamak Almanya'nın çıkarlarına uygundu. Putin Sovyetler Birliği'nin dağılmasını 20. Yüzyıl'ın en kötü olayı olarak değerlendiriyordu. 2007'de SOÇİ'de bunu bana söyledi.
Bu nedenle ona tam olarak güvenmiyordum..." Merkel sözü savaşa getirerek devam etti: "2008 yılında Ukrayna'nın NATO'ya katılmasını engelledim. O günün Ukrayna'sı bugün bildiğimiz Ukrayna değildi. Demokratik olarak yapılanmış bir ülke değildi. Ayrıca Putin'i kışkırtmak istemedik... KUZEY AKIM-2'yi Rusya ile ilişkileri güçlendirecek bir proje olarak gördüm. ABD'nin Kuzey Akım 2'de faaliyet gösteren Alman şirketlere yaptırım uygulamasından çok rahatsız oldum. Bunu İRAN'a yapabilirsiniz ancak Afganistan'da birlikte çalıştığınız müttefike değil..." Eski ŞANSÖLYE MERKEL noktayı şu sözlerle koyuyordu: "Şu anda Putin'le konuşulacak bir şey yok, özellikle de Ukrayna olmadan..." Merkel ileriki dönemlerde de konuşmak zorunda kalacaktı.
RUSYA'YA KARŞI GÜVENLİK MİMARİSİ OLUŞTURAMADIKLARINI SÖYLEYEN MERKEL, BELKİ AB'nin dağılma sürecini başlatan isim olarak tarihe geçecekti...
NATO varken GÜVENLİK MİMARİSİ'nden söz ediyordu. Yani NATO'ya güvenmiyordu. Kendi göbeğini kendi kesmek zorundaydı. Macron bunu yıllardır söylüyordu. Konu GÜVENLİK'e geldi mi kapısı çalınacak ilk ülke TÜRKİYE'ydi. Oysa Moskova'dan endişe etmedikleri için hem 'GÜVENLİK' hem de 'ENERJİ'de sorun görmüyorlardı. ABD'nin KUZEY AKIM-2'yi bitirecek kadar bastırması da KURGUNUN arkasındaki AKLI göstermeye yetiyordu!
Peki RUSYA UKRAYNA'ya saldırmasa ne olurdu?
ABD planı nasıl işlerdi?
Bunun da cevabı NATO ŞEMSİYESİ altında AVRUPA'ya inen askerlerin sayısında ve ÜSLERDEKİ aşırı yoğunlukta saklıydı!
Yani AVRUPA kıskaçtaydı!
Bir yanda ABD, diğer yanda RUSYA... AVRUPA'nın içi karışacağına Ukrayna kurban edildi! Ukrayna 2008'deki UKRAYNA'dan farklı değildi. Neden şimdi NATO üyeliği gündeme geliyordu! Rusya'nın harekete geçmesi için!
AVRUPA BİRLİĞİ için tek yol vardı. Günlerdir bunu anlatmaya çabalıyorum.
BİRLİK oluşturulurken HATA yapıldı. NÜFUS YAPISI-ASKERİ GÜÇ-EKONOMİK RENKLİLİK-KONUM olarak TÜRKİYE şarttı! Bunu görmediler. RUSYA ile ORTA ASYA'ya uzanacaklarını hesap ettiler.
"Aldığımız gaz ve petrolle RUS ekonomisi ayakta kalıyor" felsefesi ile yürüdüler.
Ancak hesap tutmadı.
Fena halde yanıldılar. Bu nedenle STRATEJİK olarak kesinlikle TÜRKİYE'yi artık yanlarına almak isteyeceklerdi. Başka da çareleri yoktu. Muhalefetin tümü bunu istiyor ve bekliyordu. AVRUPA, ANKARA'yı yanına alamazsa yoluna BÜTÜN olarak devam edemezdi.
Ancak bunun önündeki engel ERDOĞAN'dı.
AVRUPA'nın geleceği masaya yatırılınca haliyle İSTANBUL SERMAYESİ rol almaktan geri duramazdı. GİZLİ KOORDİNATLARDA çok özel temaslar YAŞANIRKEN önce ABD'nin Ankara Büyükelçisi Jeffry Lane Flake Kemal Bey'e gidiyor dün de İngiltere'nin Ankara Büyükelçisi Dominick Chilcott bir ziyaret gerçekleştiriyordu...
Rusya'nın UKRAYNA işgaliyle attığı DÜĞÜM, Türkiye dışında hiçbir yerde çözülemezdi! Ankara hem Moskova hem Washington hem Berlin hem Londra hem de Paris demekti...
Herkes TÜRKİYE üzerinden kartını masaya sürüyordu. Bazıları Başkan Erdoğan'ı oyun dışına ittiğini düşünüyor ve büyük hata yapıyordu. Oysa Erdoğan esen rüzgarın şiddetini oturduğu yerde ölçebilecek kadar tecrübeliydi...
Unutulan buydu...

Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubu’na aittir. Kaynak gösterilse veya habere aktif link verilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı ya da bir bölümü kesinlikle kullanılamaz.
Ayrıntılar için lütfen tıklayın.
  • ve ya
      SON DAKİKA