Vav TV İzle

Değişim!

KEMAL Bey'in ya da CHP'li vekillerin sık sık Külliye'yi, Erdoğan'ı eleştirmesi alıştığımız bir durum. "Muhalefet, muhalefet olmanın gereğini yerine getiriyor" diye düşünenler olacaktır. Doğrudur da... Ancak bilinmesi gereken nokta başkadır! CHP'deki her değişim, her tansiyon yüksekliği, her viraj ister oy versin ister vermesin herkesi ilgilendirir... Devletin tek partisi olması, başlangıçta kurulması ve üzerinden yol alınması tarihin döşenen taşlarına ismini yazdırmıştır.
Net! Ancak CHP'deki gelişmeleri iyi incelediğinizde durum farklıdır!
İnönü'den Ecevit'e, Baykal'dan Kılıçdaroğlu'na uzanan hattaki DEĞİŞİM, tabandan gelmemiştir...
Yani parti kadroları ya da oy verenler sokaklara döküldüğü için değişim gelmiş değildir!
Çok yazıldı çizildi ancak Kemal Kılıçdaroğlu'nun gelişinin SIRRI da henüz açıklığa kavuşmuş bir şey değil... Deniz Baykal "TEŞEKKÜR" ederek kenara alınıyor yerine ise "GANDİ" diye lanse edilen Kılıçdaroğlu geliyordu...
Değişim talebi CUMHURİYET İLKELERİNE SONUNA KADAR BAĞLI KİTLELERDEN mi gelmişti? Onlar mı bastırmıştı da Deniz Bey gitmişti? Ya da Deniz Bey kurucu ruha uygun olmadığı için mi tasfiye edilmişti? HİÇBİRİ DEĞİL TABİİ Kİ... Peki Kemal Bey ile Deniz Bey arasındaki fark neydi? İkisi de aşağı yukarı aynı oranda OY almaktaydı. İKTİDARA GELMEK için bir değişim talebi değildi demek ki... Oyunu kuranlar, Kemal Beyin önünü açanların hedefi farklıydı belli ki... Kemal Beyi suçladığım düşünülmesin. Kemal Bey elbette kurguyu bilmez. Ancak sonuçlar kendisine yarayacak şekilde dizayn edilirdi. Öyle de oldu... Siyasi operasyonların ruhunda bu vardı!
İstenen şey de DEĞİŞİMDİ...
Kılıçdaroğlu ile birlikte hem kadrolar hem de partinin felsefesinin başka bir çizgiye geçtiği SIR değildi. Son yıllarda yaşanan gelişmelere bakıldığında değişime uğrayan iki kurum vardı! İlki CHP, ikincisi ise ORDU! Kemal Beyin gelişi ile CHP içinde eski kadrolar gidiyor, ORDU'da ise bazı kadrolar çeşitli gerekçelerle tasfiye ediliyordu... Kemal Beyin gelişini anlamayan ancak PARLATMAK için çırpınan MEDYADA "GANDİ KEMAL" manşetleri atılıyor hayata dizi yapılıyordu. Ancak son tahlilde bunu yapan patron da gidiyordu!
CUMHURİYETİN DEĞERLERİ TARTIŞMASIZ ÖNEMLİYDİ.
DEĞERLİYDİ. Ancak hayat da değişimi zorunlu kılıyordu. CHP, başlangıçtaki değerleri tartışmaya açanları abartısız VATAN HAİNİ olarak görürdü...
Tepkiler böyle şekillenirdi...
Doğaldı. Ancak buna rağmen CHP değişmeye devam ediyordu!
Erdoğan'la kavga ediyorlar ancak Erdoğan'ın BAŞBAKANLIĞI verdiği DAVUTOĞLU ile iyi geçiniyorlardı!
Abdullah Gül ile kıymetli ilişki kuruyorlar, Ekmeleddin İhsanoğlu'nu CUMHURBAŞKANLIĞI ADAYI olarak öne sürüyorlar, ancak Berat Albayrak ile uğraşmaktan geri durmuyorlardı!
AK PARTİ'nin içinden çıkan DEVA PARTİSİ ile yakınlığı açıklama ihtiyacı duymuyorlar, MERKEZ BANKASI BAŞKANLARINI acımasızca hedef alabiliyorlardı. SAADET PARTİSİ ile dostluğu ileri taşıyorlar aynı siyasi kökenden gelen KÜLLİYE'yi dillerine doluyorlardı...
Böyle bir dolu çelişki vardı...
CHP, Kemal Bey'in yönetiminde değişiyor bu değişimi de Başkan Erdoğan'la olan çatışmasının arkasında bırakıyordu... Bu nedenle olan biteni tam olarak göremeseler de bazıları partiye veda ediyordu. FELSEFE değişikliği, kendi içlerindeki kavgayı da su yüzeyine taşıyordu... Örneklere, isimlere girmek istemem...
Ancak BÜYÜKŞEHİRLERE bakıldığında KLASİK CHP'li başkan var mıydı? Kaçı böyleydi? Devam...
Kemal Bey'in önünü açan akıl, CHP'nin de ülkenin de değişmesini istiyordu! Anlaşılmayan da sanırım burası... CHP tabanı kendini ait hissettiği duygularla gitmek ve yaşamak istiyor. Kemal Bey ise bunu değiştirmek için geldi... Zamana uyumlu CHP'yi dizayn etmek için partinin başında... Partinin "taviz vermez" görüntüsünü budamak için orada... Türkiye nasıl İKİNCİ DÜNYA SAVAŞI'ndan sonra KOMÜNİZM ile mücadele etme kararlığı adı altında bir yola girdiyse, yeni dönemde de Türkiye başka role soyunacaktı. Böylesi keskin virajlar da birkaç yılda alınmıyordu... Kemal Bey sadece PARTİYİ dönüştürmek istiyor, İKTİDAR için ya da gelecek için herhangi bir politika öne sürmüyordu! Mesela CHP'nin EKONOMİK MODELİ NEYDİ?
Bilen var mı? YOK! Çünkü öyle bir modellemesi bulunmuyor! Dış politika konusunda da aynı şeyler geçerli mi? Elbette! 2023'te TÜRK DEVLETİ CUMHURİYET'i yenilecektir... Yanlış anlaşılmazsa popüler ve güncel deyimle güncellenecektir... Gidişat bu.
Ben böyle görüyorum... Kemal Bey'in CHP'si daha önce uzağa ittiği bütün renklerle bir şekilde buluştu. AK Parti dışında uzak olduğu bir nokta da yok. Kalmadı!
Bu maddeler arası etkileşim gibi bir şeydi. CHP'nin değişmesi için atılan adımların bir parçasıydı. Kemal Bey bunların hiçbirini bilmiyor olabilir. Bunlar benim görüşüm.
Benim penceremden bakınca 2023'te KEMAL BEY'İ partide göremiyorum...

Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubu’na aittir. Kaynak gösterilse veya habere aktif link verilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı ya da bir bölümü kesinlikle kullanılamaz.
Ayrıntılar için lütfen tıklayın.
  • ve ya