Bugünkü
Takvim

100 yılın kararı

AKDENİZ'İ yazdık. Çok önceden. Şimdi bırakın Türkiye'yi dünyanın gündemi. Böyle de olmaya devam edecek... Sahada bizim burada nedense görülemeyen büyük bir savaş var. Çok uzaktan baktığınız zaman defalarca yazdığım gibi mücadele WASHINGTON ile LONDRA arasında... Sovyetler'in yıkılmasından sonra yeni sistem kurulamadı. İKİNCİ BÜYÜK SAVAŞ'tan sonra Londra gücünü ABD'nin içine taşıdı. Washington- Moskova arasındaki yalandan gerginlikle yıllarca sürüp gitti sistem. Şimdi ABD Londra'yı içinde istemiyor, Londra da tek başına PATRON olmak niyetinde.
KAVGA bu...
Londra denilen güç PARANIN yanında azami 70 ülkeye tesir edebilen bir yapı. ABD ise paranın yanına silah ve teknolojiyi koyarak son imparatorluk vasfını almış bir güç... ORTAKLIK bitti, savaş başladı...
Çin'den Londra'ya ulaşan İPEK YOLU İngiltere'nin Çin'i de yanına alarak kurmak istediği dünyayı anlatıyordu. İPEK YOLU Çin'in başını çektiği vagonlardan oluşacaktı. Türkiye'nin de önemli yer tuttuğu bu zincirde 65 ülke yeni sistemin ortakları, kazananları olacaktı. Akıl LONDRA, işgücü Çin, Türkiye stratejik hamle, İran geçiş üssü, İtalya ise son durak olacaktı. Tasarım böyleydi.
Ancak içerideki kısır siyasi tartışmalar belki 100 yıl sürecek plandan bizleri uzak tutuyordu.
Kimse ülkenin dışına bakıp ne olup bittiğini görmek, anlamak istemiyordu. Verilen mücadelenin zorluğu hem anlatılmıyor, hem anlaşılmıyordu...
Hala da böyle...
AKDENİZ meselesi masada çözülecek gibi durmuyor...
FİNALDE yazmam gerekeni başa alarak gideyim... Başkan Erdoğan, MERKEL ile Macron ile Miçotakis ile görüşebilir. Masa başında bize söz de verebilirler.
"SİZ HAKLISINIZ" da diyebilirler.
Ancak burada sorun çözüme kavuşmaz. Çünkü mesele AKDENİZ'in içinde güç olmak isteyen AVRUPA BİRLİĞİ ile sınırlı değil. Hiç değil... DERİN AMERİKA her şeyden önce kontrol edebildiği bir AVRUPA hayali kurar. Gerçek anlamda en büyük rakipleri AVRUPA'dır. Söylemezler.
Çin gibi görünse de asıl mesele ÇİN değildir. Ama İngiltere'nin ön aldığı Londra-Pekin ittifakı önemli, yıkıcı bir rakiptir. Bir de Türkiye'yi ortak olarak yanına alıyorlarsa ABD için zor günler başlar... BREXIT zaten Londra'nın kendi DOSTLARIYLA KURMAK İSTEDİĞİ YENİ
DÜNYA PROJESİ İÇİN gerçekleşti. İngiltere AVRUPA'dan çıkınca nereye gidecekti? Kiminle ya da kimlerle ortak olacaktı?
Yolculuk nereye doğruydu? Bunların cevabı İPEK YOLU'ydu... İçinde Avrupa'nın da olduğu Ortadoğu'nun da olduğu, Avrasya'nın da olduğu koca bir sistemdi...
Savaş buydu...
NSA ile dünyada ne olup bittiğini bilen AMERİKA gerçeği de vardı.
Kimin kimle oturup kalktığını bilecek kadar güçleri bulunmaktaydı.
Durum böyle olunca SATRANCIN başlaması gerekiyordu... AVRUPA BİRLİĞİ, İNGİLTERE-ÇİN-TÜRKİYE- İSLAM ÜLKELERİ ve AMERİKA BİRLEŞİK DEVLETLERİ kabaca ÜÇ GRUBU meydana getirmekteydi... Mücadele bu oluşumlar, ittifaklar arasındaydı...
AKDENİZ'de böyleydi. ÜÇ GÜÇ AKDENİZ'de bulunmaktaydı. Siz bakmayın bizim YUNANİSTAN'la karşı karşıya geldiğimize.
Fransa'nın köpürmesine aldanmayın. AVRUPA BİRLİĞİ AKDENİZ'de büyük pay almak istiyordu. Arkadaki ALMANYA sapasağlam ayaktaydı. İPEK YOLU ve AKDENİZ'de olamazlarsa AFRİKA'da, ORTADOĞU'da da olamazlardı. Enerjiye uzak kaldıkları gibi hayatta kalmak giderek zorlaşırdı. Biliyorlardı.
İngiltere ise Türkiye ve İran gibi kilit ülkeleri yanına alıp Çin üzerinden ORTAKLARIYLA yeni dünyanın startını veriyordu...
Bu nedenle Londra'daki TERÖR eylemleriyle Hong Kong sokak olayları aynı zincirin halkalarıydı.
Bu kavga iyice su yüzeyine çıkınca içeride de partiler kurulmaya başladı. PANDEMİYİ kimse takmıyor, yeni parti isimleri beliriyor, ittifaklar kuruluyordu...
Gerçekçi olmakta fayda var.
Siyasiler bilmiyor da olabilir.
Bilemem. Ama Türkiye gibi kilit ülkede kimse iç siyasete yönelik adım atmaz. Atamaz da...
Söylemler böyle olabilir.
İçeride duyulmak istenen sözler vardır. Kabul. Ama SİYASETİN amacı DIŞ DENGEDİR!
Türkiye'nin nerede olduğu, kiminle olduğu, hangi ittifak çerçevesinde rol aldığı önemlidir...
Kılıçdaroğlu, Davutoğlu, Karamollaoğlu, Babacan, Demirtaş, Akşener... Belki kabul etmezler ama hepsi bilerek ya da bilmeyerek TÜRKİYE'nin yönünü değiştirmek istemekteler... Bir de Türkiye'nin yönünü beğenmeyenlerin FİNANSAL KISKACI hazır ortada duruyorken... Mülakatlarda, mitinglerde kullanılan dilin yanında bir de konuşulmayan bölümler vardır... İsimler üzerinden gitmek istemem ama siyasilerin kimi ALMANYA ile kimi AVRUPA ile kimi de ABD ile yürümek istemektedir... AKDENİZ'de yaşanan DÜNYA SAVAŞININ mevzileri içeride siyasette de vardır... Hep de olmuştur.
AKDENİZ o kadar değerlidir ki AKDENİZ'le hiçbir ilişkisi olmayan ABD de ÇİN de işin içindedir...
Defalarca yazdığım gibi herkesin ABD'ye yakın bildiği İSRAİL gerçekte İNGİLTERE'ye yakındır...
Yine defalarca "GÖLGE BAŞKAN" diye yazdığım POMPEO oyunu değiştirmek için sahada olan önemli bir aktördür... Trump üzerinden İNGİLTERE'ye yakın olan İSRAİL ile İNGİLTERE'ye yakın olan ARAP ÜLKELERİNİ yan yana getirdiler... Son dönemdeki en büyük olay buydu!
Ne Amerika Birleşik Devletleri ne de AVRUPA BİRLİĞİ ile anlaşma ihtimalimiz var. Bu net.
Aslında bütün başkentler bunu biliyor ama oyun böyle sürüp gidiyor. 15 Temmuz ve öncesindeki yaşanan bütün operasyonların arkasında aynı merkezler vardı.
Ankara bu nedenle ABD ile AVRUPA ekseninden uzaklaştı.
SATRANÇ hiç bu kadar zor olmamıştı! Herkes hayati hamleler yapmak zorunda. Kimse uzun süre bekleyemez. Kimse uzun süre izleyemez. Biz AVRUPA ile gerginlik yaşayacağız. NET.
Ekonomik olarak da tansiyon artacak. NET. Ancak ABD hiçbir zaman bu oyundan uzak durmayacak. Bazen İsrail üzerinden, bazen Birleşik Arap Emirlikleri üzerinden, bazen Mısır üzerinden gelecek. Bazen de Libya üzerinden...
Unutulmaması gereken şu!
Avrupa Birliği AKDENİZ'de PAY peşinde. İngiltere ile ABD ise İMPARATORLUK... PARANIN,
SİLAHIN, TEKNOLOJİNİN, MAL ve HİZMETLERİN kontrol altında olduğu bir dünya. ABD bunu tek başına, İngiltere ise ortaklarıyla yapmak niyetinde...
Ve ortaklık şimdiye kadar olmadı. Olamadı. ARAP BAHARI 2010'da başladığında bu PAYLAŞIM SAVAŞI başladı.
Kimse anlamadı... Yıl 2020...
10 yıl önce yazılan senaryoyu şimdi okuyoruz... Umarım ben yanılırım! Umarım ben abartmış olurum! Ama ABD'nin piyasaya sürülen haritalara tepki vermesini ya da Avrupa Birliği'nin BARIŞ MASASI hikayelerine uzağım.
İnanmıyorum. Sovyetler SAVAŞLA gelen sistemin bir ucundaydı.
Tahterevallinin bir ucunda onlar, diğerinde AMERİKA vardı.
PANDEMİ de olsa COVID-19'la dünya sarsılsa da AKDENİZ'de masa başında çözüm yok. Birileri istediklerinden feragat eder, o ayrı!
Bu nedenle çok uyanık ve dikkatli olmalıyız...
Şu an AKDENİZ'de bir küçük hatanın büyümeyeceğini kim garanti edebilir! Savaşa dönüşebilecek bir provokasyonu kim önleyebilir!
KİMSE! Bu nedenle Türkiye içeride ve dışarıda yol almak zorunda. Ya 100 yıl konuşacak sözümüz olacak ya 100 yıl suskunluk... Durum bu!

Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubu’na aittir. Kaynak gösterilse veya habere aktif link verilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı ya da bir bölümü kesinlikle kullanılamaz.
Ayrıntılar için lütfen tıklayın.
  • ve ya