Bugünkü
Takvim

Saflar netleşiyor

WASHINGTON, Ortadoğu ve Kuzey Afrika'da strateji değişikliğine gitmek zorunda kaldı. 2008 yılından itibaren Libya, Çin'le petrol anlaşmaları yaptı.
Çin'in bugünkü güçlü halini almasında Libya petrollerinin önemi çok fazla. ABD Enerji Bakanlığı'nın araştırmalarına göre Libya'nın petrol ve doğalgaz rezervinin değeri 6 trilyon doları buluyor.
Tabii Çin'le yakınlaşması doğal olarak Libya'yı hedef haline getirdi.
Daha doğrusu Kaddafi'yi hedef haline getiriyordu.
Sadece 3 yıl içinde Libya'da 24 bin Çinli yaşamaya başladı.
Bunların bazıları Kaddafi'ye destek olacak asker, şirket yöneticileri, petrol ve doğalgaz uzmanları ile işçiler Libya'yı Çin'in Kuzey Afrika'daki kalesi haline getiriyordu.
ÇİN, Libya'yı Akdeniz'e açılan kapı olarak görmeye başlayınca, Amerikan operasyonu Fransa ile birlikte Kaddafi'yi hedef aldı.
O gün Fransa Cumhurbaşkanı olan Sarkozy, NATO kararını beklemeden Libya'yı bombaladı.
Asıl hedefi Kaddafi olan Sarkozy'nin, neden bu kadar aceleci olduğu birkaç yıl sonra ortaya çıkacaktı.
Çünkü Kaddafi, Sarkozy'nin kişisel hesabına 100 MİLYON DOLAR civarında bir para aktarımı yapmıştı.
Libya'nın hedef olmasının nedeni, Çin'le yakın ilişkiler kurmasıydı elbette.
Ancak Kaddafi, Türkiye ile de çok önemli anlaşmalara imza atarak yürümek istiyordu.
Tobruk Limanı ile Antalya arasında deniz taşımacılığıyla başlayacak petrol ve doğalgaz transferi Türkiye'nin enerji ihtiyacının yüzde 40'ını sağlayacaktı.
Hem de yüzde 50 indirimli...
Türkiye de bunun karşılığında Libya'nın tüm alt yapısını yenileyecekti.
Türk askeri üssü de ilk aşamada 2 noktada, sonra ise BİNGAZİ SİRTE, TOBRUK bölgelerinde olmak üzere Akdeniz kıyılarında kurulacaktı.
Washington, Çin'e karşı enerji hamlesi yaparken, ileride Çin kadar güçlenmesi beklenen Türkiye'nin bu şansını da elinden almak istiyordu.
Kaddafi, Çin ve TÜRKİYE anlaşma planlarından 1 yıl sonra öldürüldü. Yaklaşık 8 yıldır Libya, savaş halinde yaşıyor. Son olarak ABD, Hafter'le birlikte Trablus'u işgal etti. Hafter'in tüm silahları Amerikan şirketleri tarafından gönderildi. Bedava değil elbette.
Birleşik Arap Emirlikleri tüm parayı ödedi. Bugüne kadar ödenen paranın 16 milyar doları bulduğu belirtiliyor.
Washington ikinci operasyonun da startını verdi. ABD Afrika Kuvvetleri Komutanlığı (AFRICOM), Libya'ya taşınmaya başladı. Artık Merkez Trablus olacak. Hafter'in işgal ettiği kent, ABD'ye teslim edilecek.
AFRICOM'un Libya'ya taşınmasıyla Türkiye de Çin de büyük yara alacak gibi görünüyor.
Ancak ABD, Türkiye ile Libya'da ortaklık yapmak istiyor.
15 TEMMUZ darbe girişiminden sonra kopan ilişkiler, gerilimli görüşmeler, F-35, S-400, Suriye'de tampon bölge, YPG, Akdeniz atışmaları sonrasında Libya konusunda Washington, Ankara ile çalışmak zorunda olduğunu gördü.
Ancak TÜRKİYE, bu konuda henüz karar vermiş değil.
Çünkü Fransa bu duruma tepkili.
Fransa Cumhurbaşkanı Macron, G7 Zirvesi'nde Trump'a Libya konusunu açtı. Türkiye ile yapılan bir anlaşmanın olup olmadığını sordu.
Fransa olarak Libya'da sessiz kalmayı düşünmediklerini söyledi.
Son dönemde AMAZON yangınları G7'de konuşulsa da Almanya Başbakanı Merkel bile Libya konusunda Trump'la görüştü.
Ortadoğu merkezli çatışma halinin yeni bölgesi LİBYA olacak.
Pentagon, Afganistan'dan çekmeyi planladığı binlerce askeri Libya'ya gönderiyor. DEAŞ'ın Libya'da yer açtığı Hafter, görevini yapmanın mutluluğuyla tekrar evine, Virginia'ya dönecek.
Hafter bu operasyon için yıllardır CIA'ye yakın bölgede ikamet ediyordu.
Libya'nın bu kadar önemli olacağını bilmeyen ülke yoktu aslında.
Çünkü Almanya'nın dışında İtalya da Libya'dan pay almanın peşine düştü.
Ancak bu konuda iç politika çatışması nedeniyle İtalya kaybetti.
Çünkü hala hükümet var mı yok mu belli olmayan bir ROMA var karşımızda.
Enerjiye sahip olan ülke, yeni dönemde söz sahibi olacak.
ÇİN Mİ?
Enerjiye hükmedemeyen SÜPER GÜÇ olabilir mi?
Çin, Arabistan ve İran'dan eskisi kadar enerji ithalatı yapamıyor.
Onlar için Libya çok ama çok önemliydi. Hafter'le birlikte Çin'in büyük rüyası da sonlandı.
Tabii bu konuda elbette adım atmak zorunda.
Ancak Kaddafi'ye yapılan operasyonlara sessiz kalan Çin, bugünlerin geleceğini de bilmeliydi.
Çin, asla açık şekilde konumlanmıyor.
İran konusunda da Rusya konusunda da açık şekilde destek açıklamaları yapmıyor.
Çin'in bu tutumu, yeni dünyada geçerli olmayan bir duruş.
ABD'nin operasyonlarına bile dengesiz karşılık vermesi "Pekin nasıl Süper Güç olacak?" sorusunu da cevapsız bırakıyor.
Çin, Libya'yı kaybederken Akdeniz'i de kaybediyordu.
Çin'in artık Akdeniz'de olması sadece Türkiye'ye bağlı.
Ancak bunu Washington da çok iyi biliyor. Batı'da bunlar yazılıp çiziliyor. Analizlerin hepsinde Washington-Ankara gerilimi yer almakta... Türkiye böylesine önemliyken, Ankara AVRASYA'da kendine yer bulmuşken CHP, NATO ile yol alınmasını açıktan talep ediyor, AK PARTİ'nin karşısına dikilecekler de artık netleşmeye başlıyordu. İçerideki tüm bu hamlelerin anlattığımız bu denklemle ilişkisi var mı?
Kararı siz verin...
Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubu’na aittir. Kaynak gösterilse veya habere aktif link verilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı ya da bir bölümü kesinlikle kullanılamaz.
Ayrıntılar için lütfen tıklayın.

kalan karakter 1000

ÖNEMLİ NOT: Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan TAKVİM veya takvim.com.tr hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.


Turkuvaz olarak kişisel verilerinizi işliyor, aynı zamanda kanunlarda öngörülen teknik ve idari tedbirleri alarak bu verilerinizin korunması için elimizden gelen tüm çabayı gösteriyoruz. İşlenen kişisel verilerinize ilişkin aydınlatma metnine veri politikası sayfasını ziyaret ederek ulaşabilirsiniz.
  • ve ya