CANLI YAYIN
Ergün Diler

ERGÜN DİLER

Suikast

Eklenme Tarihi 19 Ocak 2012
Dünkü dostum televizyonda daha önce TAKVİM'de yer alan "Kılıçdaroğlu, ABD projesi" tartışmasını duyunca sabah sabah aradı. Genelde ben sıkıştırdığımda konuşan dostum ilk kez heyecanlıydı. Zaten birçok sözü YAZILMAMAK kaydıyla söylediği için yine fazla ümitli değildim. Ama kısa süre içinde yanıldığımı anladım.
Hem de ne yanılma... İşte MGK ve Genelkurmay'ın canlı hafızası dostumun sabahın saat 07.15'inde söyledikleri... "Dönemin Genelkurmay Başkanı Hilmi Özkök, TEZKERE Meclis'e geldiğinde ilk başlarda HAVET şeklinde bir davranışı oldu. Kararı tamamen sivil idareye bırakmıştı. Özkök Paşa EVET deseydi 'Bak asker de istiyor' diyeceklerdi. O dönemi hatırlayın. AK Parti'nin TEZKERE'yi geçirecek gücü vardı ama içeride karşı olanlar da belliydi. Hükümet, alınacak böylesine önemli bir kararda CHP'nin de elini taşın altına sokmasını istiyordu.
Zaten Baykal'ın HAYIRCI tutumu ABD'yi çok fazla rahatsız ediyordu.
Tezkereye açıktan muhalif olan sadece Baykal değildi. İlerleyen günlerde Hilmi Paşa da net bir şekilde ABD karşıtı bir tutum içine girdi. Tezkere'nin geçmesini hiç istemiyordu."
Burada söze girerek "Ne var Allah aşkına, bunları çok yazdık" dedim...
Ses tonu değişen dostum "Bekle biraz, sabırlı ol" diyerek beni püskürtüp devam etti: Hilmi Paşa bu HAYIR'ın faturasını canıyla ödeyecekti. Birkaç kez ölümden döndü. Geçen gün senin yazdığın 'SEFERTASIYLA evinden yemek getirdi' olayından söz etmiyorum. Çok daha ciddi tehditler altında görevini yaptı.
Özellikle Malatya 2. Ordu'ya yapacağı seyahatte kullanacağı helikopter düşürülecekti. Bütün hazırlıklar yapılmıştı. Tarih tekerrür edecekti. Tıpkı Eşref Bitlis Paşa gibi, Özkök de ABD'nin işini bozmanın cezasını canıyla ödeyecekti...
Bu suikasttan Özkök Paşa'yı, daha sonra İLGİNÇ BİR ŞEKİLDE HAYATINI KAYBEDEN Özel Kuvvetler'den Albay Belgütay Varımlı ve arkadaşları kurtardı. Tezgahı haber alan bu ekip Paşa'yı uyararak helikoptere binmesini önledi.
Özel Kuvvetler'deki bu grup daha sonra da çeşitli tehditleri bertaraf etti.
Hilmi Paşa'ya zorla DALGAKIRAN (jammer) görevi yapan bir aracı konvoyunda bulundurmaya ikna ettiler.
VARIMLI'nın en yakın arkadaşı da ALBAY ÜMİT'ti...
Onun da hizmetleri hiç unutulacak gibi değildi. Çok yararlı oldular...
Hilmi Paşa'nın yaşadığı çok şey var ama uzatmamak için Baykal'a gelmek istiyorum...
Tezkere geçmemişti. ABD'nin bütün planları suya düşmüştü. Ankara'da kimse yüksek sesle konuşmuyordu. Sessizlik sanki olacakların habercisiydi...
Bir gün üst rütbeli bir arkadaşım görüşmek için aradı.
Durumun ACİL olduğunu görünce koşarak gittim. Amerikalılar'ın çok sevdiği dostum kulağıma eğilerek ABD Büyükelçisi'nin, Baykal hakkında söylediği 'Onun uzun bacakları malum yerine s.....cak' sözlerini aktardı... Şaşırmıştım. Ne diyeceğimi bilemedim. 'Emin misin?' diye sordum.
İki subayın ismini daha vererek beni iyice ikna etti..
Artık bana düşen BAYKAL'a ulaşıp bunu aktarmaktı. Ben de öyle yaptım.
Uygun bir zamanda CHP liderinin yanına giderek telaffuzu bile zor olan cümleyi aktardım.
Baykal, buz gibi güldü. Çok önemsemişti ama yine de gülerek geçiştirmeyi tercih etti...
Derken Hilmi Paşa'nın peşine düşen güçler Baykal'ı unutmadıklarını gösterdi. Baykal'ın herkes tarafından bilinen ilişkisi KASET olarak piyasaya sürüldü. Baykal koltuğu bırakınca TEZKERENİN intikamı alınmış oldu.
Yani Ankara'daki DERİN AMERİKA yine yapacağını yapmıştı...
"Ben sessizce telefonun başında beklerken dostum sormam gereken soruyu da sordu: "Belgütay Varımlı nasıl öldü?" "Kocaman bir adamdı rahmetli. 120 kiloydu. Evinin 9. katından atladığı söylendi. Cesedi oturduğu binanın 20 metre ilerisindeydi. Ve ortalıkta hiç kan izi yoktu. Cinayeti işleyenler bizim buna inanmamızı bekliyordu. Biraz fizik bilen biri 9. kattan atılan bir adamın, hele bu adam 120 kiloysa, 20 metre ileriye düşmeyeceğini bilir. Eğer kendi atlamış olsaydı düşeceği yer binanın girişi olurdu..."
Şaşkınlığım atıp sordum: Peki, Belgütay Varımlı çok mu önemli bir askerdi? "Ergenekon operasyonlarının bir ihbar mektubuyla başladığını biliyorsun.
Hem Başbakan'a hem Genelkurmay'a hem de MİT'e gitmişti bu mektuplar.
Belgütay denizciydi ve çok önemli belgelere sahipti. Kim bilir belki de bütün olan biteni o başlatmıştı... Çünkü hep işin MERKEZİNDEYDİ... Özel Kuvvetler'in kalbindeydi... Ve Teftiş Başkanıydı aynı zamanda..."
NOT: Dostum, "İlhami Erdil'in rütbelerinin sökülmesini sağlayan BELGÜTAY VARIMLI için, SARIKIZ ve AYIŞIĞI darbe planlarını haber veren isim" dedi. ÜMİT ALBAY'ı da bir başka zaman konuşuruz sözü verdi...