F-16'lardan atılan bombalarla PKK'lı terörist sanılan 34 SİVİL öldürüldü. Üstelik hayatını kaybeden köylülerin 28'i aynı ailedendi. Yani bomba yağdırılan insanların TERÖRİST olma ihtimali yoktu.
Ama ortada kayıp giden 34 can ve büyük bir istihbarat hatası vardı...
Ya da henüz bizim bilmediğimiz başka büyük bir ihmal... İsterseniz önce konuyu kısaca özetleyelim...
ABD, Irak'tan çekilirken 4 PREDATOR insansız hava aracını bizim isteğimiz üzerine İNCİRLİK'te bıraktı. Havada kalma süresi 16 saat olan PREDATORLAR, 29 Aralık 2011 tarihinde Kuzey Irak'tan Türkiye'ye giriş yapan KATIRLI kalabalık bir grubu tespit etti. Elde edilen yüksek kalitedeki görüntüler ORTAK KARARGAHA bildirildi. ABD ve Türk subayları tarafından yönetilen karargah görüntüler için TEKRAR teyit istedi.
Gönderilen ikinci dalgada da GRUBUN PKK'lı olduğu vurgusu yapıldı. Bunun üzerine, 2. Ordu Harekat Merkezi'nde görevli Türk Hava subayı (YÜZBAŞI), istihbaratı İKİNCİ ORDU komuta katı ve Harekat Merkezi yetkilileri ile paylaştı. Bilgi akışı hızla ilerleyip Diyarbakır İkinci Taktik Hava Kuvvet Komutanlığı'na ulaştı...
Bu noktadan sonra iş, uçuşu yapacak pilotlara kalmıştı...
Emri alan pilotlar hiç vakit kaybetmeden F-16'larına binerek verilen koordinatlara doğru havalandı. Birkaç dakika sonra kalabalık grubu gören pilotlar MERKEZLE irtibat kurarak tekrar teyit istedi. "İstenilen yerdesiniz. Görevi tamamlayın" komutunu alınca, hayatlarını kaçakçılıkla kazanan 34 sivile yanlışlıkla BOMBA yağdırdı. Hayatlarını kaybeden vatandaşlarımız da yaptıkları işi "Herkesin bildiğini düşünerek" uçak sesini duyup bir yere sığınmak istemedi. Ve böylece zincirleme hatalar faciayı meydana getirdi...
Buraya kadar bilinmeyen bir şey yok...
Ancak bu noktadan sonrası çok önemli...
Çünkü harekatı gerçekleştiren PİLOTLAR artık her an DEŞİFRE edilebilir.
Bağlı oldukları FİLODAN, yani 2. Taktik Hava Kuvvet Komutanlığı'ndan isimlerinin TERÖR örgütüne sızmayacağını kim garanti edebilir? Aldıkları görevi yerine getiren pilotların eşlerinin, çocuklarının tamamen güvencede olduğunu kim söyleyebilir?
Pilotların, radarlar-İkinci Ordu-İkinci Taktik Hava Harekat Merkezi ve en önemlisi kendi aralarında yaptığı konuşmalarda ne var?
Ya bunlar daha önce sızan birçok belge gibi dışarı çıkarsa! Öyle zannediyorum ki ULUDERE faciası büyük bir kırılma noktasına doğru gidiyor...
Türkiye artık yürüyeceği yolda TEK BAŞINA olduğunu unutmamalı...
Her ne kadar Türk askerinin hatası da olsa DOST kazığı insanın canını çok yakıyor...
Buna rağmen pilotlara sahip çıkılmalıdır.
Bunu da İkinci Ordu ve 2. Taktik Hava Kuvveti değil DEVLET yapmalıdır.
Nasıl mı?
Öncelikle sivillere yanlışlıkla bomba yağdıran bu askerlere büyük PSİKOLOJİK destek verilmelidir.
Pilotların komutanları dışında kimseyle görüşmemeleri sağlanmalıdır.
Depresyona giren pilotlar, üslerinde ve evlerinde gözetim altında tutulmalıdır...
Bunlar yapıldıktan sonra da Genelkurmay, KARA-HAVA ortak harekatındaki komuta ve istihbarat zafiyetini bir an önce çözmelidir...
Bir daha altını çizmek istiyorum. Türkiye hem içeriden hem dışarıdan ŞİDDETLE karıştırılmak isteniyor. PKK kartı hala birçok karanlık noktanın işine geliyor. Onlar kullanmaktan, PKK da kullanılmaktan şikayetçi değil...
Uludere'nin PERDE ARKASINI nasıl olsa öğreneceğiz...
Ama PİLOTLARA DİKKAT edin! Eğer sızma olursa uçuracak asker bulamazsınız. Terörle mücadeledeki manevi üstünlük karşı tarafa geçer. Ki bu da felaketin diğer adıdır... Eğer koruma sağlanmazsa ikinci adımı atacaklar...
Umarım bunu gören birileri vardır...
Sorumluların yargıya teslimi şeffaf bir devletin atacağı en temel adımdır. Acıyla yüzleşen devlet küçülmez, büyür.
NOT: Bazı kaynaklar İSTİHBARATIN Predatorlar'dan değil de HERONLARDAN geldiğini ileri sürüyor. Eğer kaynak tamamen bizim kontrolümüzdeki Heronlar'dan geldiyse DURUM daha da vahim... O zaman tutuklu bulunan bir paşanın internete düşen ses kaydını bir kez daha dinlemek gerekecek...
Çünkü BATMAN'daki Heronlar TSK'ya bağlı...
Oradakiler dışındaki Heronlar ise ABD ve İSRAİL demektir...
Sarmalı gördünüz mü?