Evet, Tunuslu genç BOUAZİZİ'nin kendisini feda ettiği ateşin nerede son bulacağını kimse bilmiyor. Hatta bütün bu olup bitenlere başından beri "ABD PATENTLİ" diyenler de.. Çünkü o kıvılcım şimdi Amerika'yı sarıyor. Wall Street'te başlayan gösteriler dalga dalga yayılıyor. Gençler hep bir ağızdan
Wall Street'i her gün ve her hafta işgal et.
Wall Street'i vergilendirin.
Biz toplumun yüzde 99'uyuz.
Kalabalığa bak, işte bu demokrasi.
İşçi hakları insan haklarıdır.
Milyarderleri vergilendirin.
Bankalar borçlarını ödesin.
Bu sokaklar bizim.
Krizin nedeni kapitalizm.
Açgözlülüğe son.
Robin Hood'umuz nerede?
Savaş ekonomisi size yarıyor mu?
İşe ihtiyacımız var, işten çıkarılmaya değil.
ABD'yi birlikte düzeltelim.Sloganlarını atıyor. Ve bu hareket.
DEVLETLERE SAHİP OLAN SERMAYE TESLİM BAYRAĞINI çekinceye kadar sürecek.
Türkiye ise daha düne kadar DEVLETE SAHİP olan, kendilerini CUMHURİYETİN temel direği gibi gören sermayeyi kadife operasyonlarla yola getirdi. Emir verdiği birçok sivil-asker DALGA DALGA tasfiye edildi. Böylece hem rejim, hem de ülke kazandı. İçe kapanan SÖMÜRÜYE açık bir ülkeden, dışa dönük, Ortadoğu'ya bile LAİKLİK ihracına kalkışan bir ülke haline geldik.
Düne kadar "ŞERİAT GELİYOR" manşeti attıran patronlar, şimdi DİNDEVLET buluşmasına ayak uydurarak cami avlularını dolduruyor...
İşte LAİKLİK böyle birşey... Hem demokrasiyi hem de zenginliği beraberinde getiriyor. Olan da patronların gazıyla LAİKLİĞİ korumaya kalkan rütbelilere oluyor. Yazık değil mi?
* * *
HİDDİNK VE GÜNEŞ
Hollandalı teknik adam Hiddink hakkında görüşümü geçtiğimiz gün söyledim. Ancak aldığı para konusunda tek söz etmedim.
Çünkü adam silah zoruyla gelip o koltuğa oturmadı. Biz gidip getirdik. "Al yetki, al para" dedik... O da bunların keyfini çıkardı.
Dün sabah gazeteye gelince arşive daldım.
2002 yılına geri döndüm. O gün atılan manşetleri, KÖŞELERİ masaya yatırdım.
Bugün Hiddink'e birşey söylemeyen kalemlerin ESAS OĞLAN TÜRK olunca nasıl aslan kesildiğini gördüm. Bu kadar acımasız ve temelsiz eleştiriler karşısında ÜRKTÜM.
İşte Dünya Üçüncülüğü getiren Şenol Güneş hakkında yazılardan kısa bir özet: "Bu takımın başında bu kadar dünyadan habersiz bir teknik direktör görev yaparsa nasıl iyi oynayabilirsin ki?" "Balık baştan kokmuş. Kulübedekilerin kıyafetinden forvetine kadar felaketiz." "Bu ülkenin bir ferdi olarak, Güneş"in Milli Takım"ın başında olmasını istemiyorum." "Şenol Güneş, palavrayı bırak da bu takıma doğru dürüst futbol oynat." "Şenol, sen beceriksizsin. Zaten beceremedin de..." "Kariyeri yok, karizması yok, misyonu ve vizyonu yok!..
Bunlarla da bitmiyordu saldırı. Tekvando Milli Takımı Antrenörü'nün aldığı maaş manşet yapılarak "50 milyar liralık maaşın hesabını ver Şenol Hoca!" diye soruluyordu.
MİLLİLER üçüncülük madalyasını alınca ne mi oldu?
Ne olacak, bu arkadaşlar IŞIK HIZIYLA dönerek "Biz bu kadar eleştirmeseydik başarı gelmezdi" dedi...
Kaldı ki BU EKİP sadece sporda değil siyasette de çakmıştı zaten. 3 Kasım 2002'den önce de "MUHTAR BİLE OLAMAZ" manşeti atmadılar mı?...