CANLI YAYIN
Ergün Diler
ERGÜN DİLER

MOSSAD'ın iki kadını

Eklenme Tarihi 18 Şubat 2012
Normal bir ülkede yılda bir kez bile görülemeyecek olayları SAAT BAŞI yaşayınca haliyle dağılıyoruz.
Gelişmeler arasında NEDEN-SONUÇ ilişkisi kuramadan bir başka gündeme taşınıyoruz.
Gelin bugün bunun tersini yapalım. Ve biraz geriye gidelim.
31 Mayıs 2010'daki KANLI MAVİ MARMARA saldırısından bir gün önceydi. İskenderun'daki Şehit Remzi İlboğa Kışlası'na askerlerin nöbet değişimi sırasında roketatar ve uzun namlulu silahlarla saldırıldı. Açılan ateş sonucu 7 ASKERİMİZ şehit düştü. Hain eller tetiğe bastığı sırada MAVİ MARMARA İsrail karasularına doğru hızla yaklaşmaktaydı. Yani saldırının arkasındaki GÜÇ, üzerine gelen GEMİDEN çok rahatsız olmuştu...
İskenderun'daki saldırıdan 18 ay sonra Mersin'de polisin yaptığı bir operasyonda BARIŞ KIZILÇAY isimli bir PKK'lı terörist ele geçirildi.
KIZILÇAY sorgusunda KIŞLAYA yapılan baskını İSRAİLLE BAĞLANTISI OLAN KENAN YILDIZBAKAN'IN yönettiğini itiraf etti. "Özgür Murat" kod adlı Kızılçay, "Fırat Siverek" kod adlı YILDIZBAKAN'ın sık sık İsrail'e gittiğini ve orada SEVGİLİSİNİN evinde kaldığını söyledi. Yani saldırıda M-16'yla KİN KUSAN teröristin SABİT adresi İSRAİL'deydi...
Dosya MİT'e havale edilince AŞIK TERÖRİSTİN Tel Aviv'i MESKEN tuttuğu ortaya çıktı.
Zaten, Yıldızbakan sorgusunda "İsrail'de inşaat işleri takip ediyorum" dedi...
Ancak ne MİT ne de polis bu İSRAİLLİ kadının izini bulamadı.
Örgüte büyük bir başarıyla SIZAN MOSSAD ajanı KANLI EYLEMDEN sonra kendine yeni bir AŞKLA, yeni bir sayfa açtı.
Tetikçiler yakalandı ama KUKLACIYI bulamadık...
Bu ilk değildi. Bilinmeyen BİR KADIN AJAN hikayesi daha vardı.
Ünlü işadamı Üzeyir Garih MEZARLIKTA öldürüldüğünde Türkiye donup kalmıştı. Garih'ten PARA isteyen Kayserili asker YENER YERMEZ "hayır" cevabı alınca elindeki ÇAKIYLA cinayeti işlemişti. 10 bıçak darbesi alan işadamı, oracıkta can vermişti.
Cinayetten sonra katilin peşine düşen polis çevrede DELİ FUAT olarak bilenen 14 yaşındaki Fuat N.'yi yakaladı. Ancak sorguda katilin bir başkası olduğu gerçeği ortaya çıktı.
Bunun üzerine YÜZLERCE polis suç aletini bulmak için mezarlığa sevkedildi. Araştırmada GARİH'in kayıp olan TELEFONU, HASDAL Kışlası'nda çıktı. Sinyali takip eden polis ÖZEL İZİNLE girdiği kışlada telefona sahip olan askeri buldu. Asker telefonu YENER YERMEZ'den aldığını söyledi.
Ancak Yermez kayıplara karışmıştı bile...
Türkiye ayaktaydı. Bütün emniyet ve MİT, katilin peşindeydi. Yermez, cinayetten 10 gün sonra memleketi KAYSERİ'ye girerken otobüste yakalandı. Sorgusunda "Para için yaptım" dedi. Oysa GARİH'in cüzdanı olay yerindeydi ve içi para doluydu...
Ayrıca ADLİ TIP raporu, cinayeti birden fazla kişinin işlediğini gösteriyordu. Ama olay kapandı. Yermez tutuklanarak içeri atıldı.
- Garih mezarlıkta ne arıyordu?
- Gerçekten EYÜP'te mi öldürüldü?
- Neden koruma ve şoförü o gün yoktu?
gibi onlarca cevap bekleyen soru geride kaldı.
Bir de kimsenin bilmediği bir SIR daha vardı. Yermez de, İSKENDERUN saldırısını düzenleyen PKK'lı terörist gibi AŞIK olmuştu...
Çok güzel TÜRKÇE konuşan bir kadın YERMEZ'in aklını başından almıştı. Zaten YERMEZ'in aklında kalan da sadece saçları ve güzel Türkçesiydi...
Bir holdingde ÖZEL GÖREVLİ olarak bir süre dolaşan bu kadın ŞİŞLİ'de üç yıl TÜRKÇE eğitimi almıştı. Bir Türk kadar güzel ve akıcı Türkçe konuşuyordu. Ve o da SIZMAYI başarmıştı. Daha önceden sabıkalı olan Yermez'in kalbine girerek CİNAYETİ işletmişti...
Ya da üslenmesini...
Olaydan sonra Yermez'in ERGENEKON tutuklusu Fikri Karadağ'a yakın olduğu, Oktay Yıldırım'ın yanında askerlik yaptığı falan yazıldı çizildi...
Ama o kadın hiç gündeme gelmedi. Kimse onun kim olduğunu bilemedi. Nereden gelip nereye gittiğini kimse öğrenemedi...
İsrail KADINLARLA Türkiye'ye SIZIP acı çektirirken biz "MİT'çiler, PKK'ya neden sızıyor?" sorusunu soruyoruz... Ve bütün bu tartışma içinde gerçeği göremiyoruz.
Gerçek ne mi?
Peki onu da biz yazalım...
Başbakan Erdoğan operasyon geçirdikten sonra hastalığına ilişkin KASITLI haberler çıkarıldı. Ağızdan ağıza yayılan bu haberlerle durumun CİDDİ olduğu havası yaratıldı. İşte bunu FIRSAT bilen İÇ VE DIŞ güçler "Bundan daha iyi zaman olamaz" diyerek düğmeye bastı.
Hem savcıları hem bazı polisleri yanılttılar. Devlet de "HERKESİN RENGİ ORTAYA ÇIKSIN" diye bekledi.
Oyuncular eteklerindeki TAŞLARI dökünce MİLLİ GÜÇLER süpürgeye başladı. MİT bir taşla birkaç kuş vurmuştu.
MOSSAD'ın kuşu ağır yaralıydı...
İki güzel kadının yaptığını yapamamıştı. Şimdi sıra diğer KUŞLARIN kafese girmesinde...
Hep diyorum ya "Burası BİZANS burada oyun çok..." "Komplo" diyen varsa gelişmeleri izlesin...
Biz de buradayız , siz de...
Görün bakın, yakında neler olacak...