CANLI YAYIN
Ergün Diler

ERGÜN DİLER

Ergenekon'un beyni

Eklenme Tarihi 26 Ocak 2012
İsterseniz yaşanmış bir casusluk hikayesiyle başlayalım...
Hem de tarihin akışını değiştiren cinsten...
Juan Pujol 1912'de Barcelona'da doğdu. İyi bir eğitim aldı. Ancak mesleğini bırakıp casus romanlarına merak sardı.
Ailesi ve yakınları ısrar ettiyse de Pujol bildiğini okudu... Aslında solcuydu.
Ama eylemlere katılmazdı.
Kendi dünyasının dışına pek çıkmazdı. En büyük HOBİSİ ise komplo teorisi üretmekti...
Kendisine o kadar güveniyordu ki bir gün İngiliz Gizli Servisi'ne başvurarak GÖREV istedi. Haliyle İngilizler pek kulak asmadı. Ancak o yılacak biri değildi. Aynı başvuruyu Almanlar'a yaptı. Yalnız bu kez Londra'da yaşayan biri gibi davrandı.
İspanyol olması Almanlar'ın hoşuna gitti. Dikkat çekmez diye düşündüler.
Hem denemekte de bir sakınca görmediler... Raporlarını yolla mesajını alan Pujol hemen işe koyuldu...
Pujol, Barcelona'da şehir kütüphanesinden elde ettiği bilgilere hayal gücünü de katarak Almanlar'a yollamaya başladı. Kısa süre içinde takdir gördü. Ve resmen NAZİ ajanı oldu... Pujol içindeki dehayı asıl bundan sonra ortaya çıkardı. Almanlar maaş bağlayınca tekrar İngilizler'in kapısını çaldı. "İsterseniz sizin için çalışırım" teklifinde bulundu. Ve kabul gördü. O artık çift taraflı ajandı...
Pujol'un bağlı olduğu XX Komitesi'nin başında John Cecil Masterman adlı çok deneyimli bir "Özel" istihbaratçı vardı. Pujol'un hayal gücünü kullanarak Almanlar'ı yanıltabileceğini fark etti. İngilizler'in yapacağı tek şey Pujol'a destek vermekti.
Pujol, Almanlar'a her türlü bilgiyi belgeleriyle birlikte sunuyordu. Kısa bir süre sonra İspanyol, Almanlar'ın gözbebeği olmuştu. Naziler ona ARABEL kod adını verdi. İngilizler ise Greta Garbo'dan dolayı GARBO ismini uygun gördüler. Ünlü yıldız GARBO da İsveç ve Norveç adına casusluk yapmıştı çünkü...
Pujol, 1943'te Almanlar için Londra'da bir casuslar zinciri kurduğunu ve bunu geliştirmek istediğini söyledi. Daha etkili olabilmek için 27 ajana ihtiyaç duyduğunu iletti.
Bu fikre bayılan Almanlar, İspanyol'un çalışma taktiğine hayran kaldılar. Ve Pujol'la birlikte OLMAYAN 27 kişiye daha maaş ödemeye başladılar...
Gerçekten Londra'ya yerleşen Pujol'un operasyonuna "fortitude" kod adı verildi. Almanlar'a gönderilen her türlü belgede gün, saat ve yer bulunuyordu.
Almanlar şaşkına dönmüştü.
Yalnız, Naziler harekete geçtiğinde olay bitmiş oluyordu ve İspanyol her defasında "biz ölümle burun burunayız. Sizse işi ağırdan alıp sonuca gidemiyorsunuz" diyerek Nazi istihbaratının başındaki isme fırça atıyordu. Bu çark İspanyol'u hatırı sayılır şekilde zengin etmişti...
Nihayet 1945'e gelindiğinde Pujol en büyük oyununu oynadı. Ünlü "D-Day" (Normandiya Çıkarması) haberini Almanlar'a geçti.
Gününü, saatini ve kaç birlik katılacağını yazdı. Tek farkla, çıkarmanın yapılacağı Normandiya'yı değil, ilgisiz bir bölgeyi işaretledi.
Mareşal Rommel, kendisine iletilen bu çok gizli bilgiyi alınca Normandiya'daki birliklerinin büyük kısmını, o bölgeye kaydırdı. Hitler bile bu yalanı yutmuştu. Bazı kurmay subayların itirazına rağmen sevkiyat gerçekleştirildi. Sonuç, Almanya'nın hezimeti oldu. Amatör casus Juan Pujol sayesinde Hitler tarih sahnesinden silindi. Çıkartmadan sonra bile Alman istihbaratı, Pujol'a ve adamlarına para göndermeyi kesmedi, hatta ona bir de nişan gönderdi.
Ne de olsa verdiği sayıda birlikle, belirttiği günde çıkarma yapılmıştı.
ARABEL görevinde başarılı olmuştu.
Çıkarmanın tam olarak nereye yapılacağını Alman Genelkurmay Başkanlığı bulmalıydı...
Günümüz Türkiyesi'nde de buna benzer oyunlar oynanıyor. Bazı kalemler yalan yanlış bilgilerle DOĞRUYU yazdıklarını düşünüyor.
Ben yazdıkları kitapları okumazsam da Nedim Şener ve Ahmet Şık'ın yanıltıldıklarını düşünüyorum. Bu iki gazeteciye aracılarla BİLGİLERİ kimin yolladığını tahmin etmekte hiç zorlanmıyorum. Kendisi gazetelere manşet olurken ona inananlar içeride.
Başından beri söylüyorum, yine söyleyeyim: Ergenekon'un YAZICISI elini kolunu sallayıp dolaşıyor, servetine servet katıyor. Ve en önemlisi Ergenekon'un mikserliğini yaparak elmalarla armutların bir sepete atılmasını sağlıyor...
Dikkat edin bazı kalemler herkesi içeri attırmaya çalışırken bazıları da "Ergenekon büyük yalan" diye yazıyor... Şimdiden gelecek soruları biliyorum...
Kim bu isimler?
E siz de her şeyi hazır istiyorsunuz
ARKADAŞ....