Ancak önce kısa bir tarihi gezinti yapalım...
Yoksa oynanan KOMEDİYİ anlayamayız...
40 yıl önceye dönelim... İstanbulspor'un başarılı futbolcusu Cemil Turan, 128 maçta 79 gol atınca Fenerbahçe ve Galatasaray'ın transfer listesine girdi. Aslında 16 yaşında Sarıyer'de oynarken dikkatleri çekmişti. Cemil, Fener'e gitmek istiyor ancak kulübün başkanı kendisini sarı-kırmızılı takıma vermeyi planlıyordu.
Başkan tüm ısrarlara rağmen, "Nuh diyor peygamber demiyordu"...
Bunun üzerine dönemin kudretli paşası Muhsin Batur devreye girerek "Çocuğu Fener'e gönder" telkininde bulundu. Bazı üst rütbeli subaylar da baskı yapıyordu.
Ancak İstanbulspor Başkan'ı geri adım atmayınca dönemin ALAATTİN ÇAKICI'sı olan SULTAN DEMİRCAN (Ali Rıza Demircan Hoca'nın kardeşi) devreye girdi. Cemil'i kaçırarak bir villaya kapattı. Aynı anda kulüp başkanı da garip bir şekilde ortadan kayboldu. Silahların gölgesindeki bu ilk transferden sonra FUTBOL artık eskisi gibi hiç olmadı.
Her yıl artan gelirler mafyayı işin içine iyice soktu. Mafya ile birlikte gizli servisler de PİYASADA kendine yer buldu.
Çünkü mafya destek görmeden yaşayamazdı. Efsane Başkan Süleyman Seba'nın korumasındaki Serdar Bilgili döneminde ÇAKICI'ya pasaport verilerek yurt dışına kaçırılmasıyla MİT, Ali Tanrıyar'ın "Galatasaray'ı sevmeyen ölsün" sözleriyle de siyaset artık futbolun tamamen içindeydi.
Sorumsuz yöneticiler, densiz başkanlar ve belinde silah taşıyan amigolarla iş çığrından çıktı.
Futbolda silahların çekilmesine neden olan Cemil Turan da daha sonra ŞİKEDEN dolayı stadlara sokulmayacaktı. İki yanlış bir doğru yapmıyordu çünkü...
Futbol, freni boşalmış kamyon gibi ilerlerken şike ve teşvik skandalıyla sarsıldı.
Sapla saman birbirine karıştı. İşin içinden çıkılamaz oldu.
Çözüm getirecek bir babayiğit ihtiyacı ortadayken Galatasaray Başkanı Ünal Aysal, bir futbol adamı olarak siyaseti tehdit etti.
Katıldığı bir televizyon programında "25 milyon Galatasaraylı'nın 20 milyonu AK Parti'ye oy verdi" dedi. Yani hükümete "Sakın Fener'i kurtarmaya kalkmayın, bedelini sandıkta ödersiniz" mesajı verdi.
Oysa AK Parti
2002'de 10 milyon 808 bin
2007'de 16 milyon 318 bin
2011'de 21 milyon 466 bin oy almıştı...
Lisesini bitirmediğiniz zaman üyesi bile olamadığınız Galatasaray camiasının KATI LAİK bir kitleye sahip olduğu bir sır değildi. Zaten ARENA'nın açılışında ERDOĞAN'a gösterilen tepki bunun dışa vurumuydu. Başkan Aysal bu gerçeği bildiği halde futbola siyaseti bir kez daha soktu...
Bu sözler futbolu tamamen bitirirken OLİGARŞİNİN Galatasaray'ı, BURJUVANIN Fener'i ve EMEKÇİLERİN Beşiktaş'ı arasındaki EZELİ REKABETİ seçim sandığına taşıdı.
Futbol artık asla sadece futbol değildir...
Değişime ORDUDAN daha fazla direnen Türk futbolunun geleceği, seçime kadar belirsizdir.
2014'ten sonra ya yeni bir sayfa açılır, ya da her şey eskisinden daha beter kirlenir...
Çünkü bu tabloyu, siyasetçi, asker, MİT, mafya, sermaye ve taraftar olarak bizler hazırladık.
Şimdi birinin çıkıp düzeltmesini bekliyoruz.
Yok öyle yağma...
Acı çekeceğiz...
Buna hazırlıklı olun...
Bunu yapmazsak MESSİ'yi bile getirsek çare olmaz...
Herkes elini vicdanına koysun...