İsterseniz ilk olarak üç gündür manşetlerden inmeyen ÇEÇEN infazına bir bakalım.
Yeşil DİPLOMATİK PLAKALI bir araç ZEYTİNBURNU'na geliyor. Arka koltukta oturan saldırgan az önce CUMA namazından çıkmış olan HAMZAT lakaplı Çeçen Komutan Musaevi Berkkhazh ile korumaları Rustem Altemirol ve Zavrbek Amrievi'e 20 saniye içinde 11 mermi sıkıyor.
Başlarından vurulan ÇEÇENLER olay yerinde can veriyor.
Saldırgan olay yerine yakın bir mesafede YEŞİL PLAKALI aracını bırakarak kayıplara karışıyor.
Katilin RUS olduğu ve SULTANAHMET'TE bir otelde kaldığı tespit ediliyor...
Şimdi biraz geriye gidip bağlantı kurmaya çalışalım...
24 Ocak günü Moskova'daki DOMODEDOVO Havaalanı'nda bir intihar eylemcisi bagaj teslim yerinde kendisine ait olan çantayı açtı ve ortalık cehenneme döndü.
Havaalanında can pazarı yaşanırken patlamada 35 kişi hayatını kaybetti. 100'den fazla kişi de yaralandı. Daha saldırının üzerinden birkaç dakika geçmeden bütün ajanslar "SALDIRGAN KARA DUL" diye ilk haberi dünyaya duyurdular.
Biz hep intihar bombacılarının düzeneği BELİNE bağladıklarını bilirdik. Oysa burada durum farklıydı. Kamera görüntüleri incelendiğinde TUHAFLIK ortaya çıkmıştı. 35 kişinin canını alan CANİ çantasını açarken havaya uçuyordu. TERÖR UZMANLARI "Bu kişi çantanın içinde ne olduğunu bilmiyordu" raporu verdi. KAFKASYA EMİRLİĞİ lideri DOKU UMAROV 'Kavkazcenter.com' sitesinden "saldırılarımız sürecek" açıklaması yaptı.
Herkes Mart 2010'daki Moskova Metrosu saldırısıyla DOMODEDOVO katliamını ÇEÇENLER'E mal etti. Ancak kısa bir süre sonra PUTİN sanki çok fazla insanın duymasını istemezmiş gibi kısık bir sesle "Saldırının ne Çeçenlerle ne de Çeçenistan'la bir ilgisi var" dedi. Eski ajan, yeni Başbakan olayın daha DERİN olduğunu söylüyordu.
Putin, bunları söylerken gazeteler ısrarla saldırganların Türkiye-İran üzerinden gittiğini ve MEDRESE eğitimi aldıklarını yazıyordu. İlginç değil mi?...
Parçaları birleştirmeye devam edelim...
3 Ocak'ta görevi Meir Dagan'dan teslim alan MOSSAD Şefi Tamir PARDO ayağının tozuyla "Türkiye'de faaliyetlerini artıran RUS ajanlarını takip etmek için bu ülkeyi çok daha yakından takip edeceğiz" açıklamasını yaptı. Yani PARDO, "Türkiye-Rusya yakınlaşmasına daha fazla müsaade etmeyiz" diyordu...
TÜRKÇESİ BU...
Bütün bunlar olurken Türkiye-Rusya, ortak para birimi, vizesiz seyahat, işbirliği, turizm, karşılıklı yatırım, enerji ve eğitimde işbirliğine gidiyordu.
Bu yakınlaşma BALKANLARDAKİ SLAV DEVLETLERİ de kapsadığı için birilerini haliyle ÇOK rahatsız ediyordu.
Rusya-Çeçen savaşının gizli saklı tarafı kalmadı. Herkes her şeyi biliyor. Bu nedenle gelin şu soruları birlikte soralım:
Nasıl olur da bir KATİL, kimliğini OTELE bırakıp YEŞİl plakalı bir araçla İstanbul'un göbeğinde üç kişinin canını alır?
Neden Rusya'dan ailelere TEHDİT maili gönderir?
Sarışın biri niçin suikastten önce o bölgede göstere göstere KEŞİF yapar?
Sizi bilmem ama benim kafam NET değil. Bir de dünkü gazetelerde RUS KONSOLOSLUĞU'NA yürüyen protestocuları görünce Uğur MUMCU suikastından sonra İRAN Konsolosluğu'nu taşlayanlar aklıma geldi. RUSYA infazda zaten birinci şüpheli ben sadece "Ya KUKLACI başkası ise" diye bir soruyu ortaya atıyorum...
Çünkü İsrail'in ENERJİ ÜSSÜ olmasını istediği HAYFA PLANINA Türkiye kadar Rusya da karşı... Yoksa masum ÇEÇENLER üzerinden KİRLİ bir plan mı uygulanıyor?..
Hep birlikte düşünelim...
İKİ ÖNEMLİ NOT İsrail'i çok iyi tanıyan bir dostuma "gerginlik nerede durur?" diye sordum. Buna kimsenin KESİN bir cevap veremeyeceğini söyleyen YAŞLI KURT şöyle devam etti: "Herşey Ankara'nın elinde.
Artık Türkiye büyük oyuncu.
Tel Aviv'in karizması çizildi.
BODYGUARD Lieberman, özel bir toplantıda Netanyahu'ya "Doğu Akdeniz'e açılan Türk firkateynlerini batıralım" demiş. Çılgına dönen Netanyahu 'bu adamı susturun' diye ortalığı birbirine katmış. Devlet orada TEK PARÇA hareket edemiyor. Hükümetin hali zaten ortada. Türkiye'yi nasıl 'SIKIŞTIRABİLİRİZ' diye düşünen adamlar da yok değil.
Özellikle Öcalan'ı TESLİM şartlarının sızdırılacağı söyleniyor. Bazı gizli anlaşmalardan sözediliyor.
Önceki hükümetlerin yanlışını AK Parti'ye mal edemezler ama yine de her yolu deneyebilirler...
Ortalık daha da kızışacak..."