
Geçen gün yazdığım "KOŞANER'in kasetlerini bir de tersten dinleyin" yazısının devamını getirmek için klavyenin başına geçtim.
Ne de olsa KOŞANER PAŞA 'beni haklı çıkarmıştı.' Hava atmak için daha uygun bir zaman olamazdı.
Ama aklımı işgal eden O FOTOĞRAF beni rahat bırakmadı. Hayat ve ölüm karşımdaydı.
Bu iki durak arasında yol alırken dünyayı değiştiren adam ilk kez birisine YASLANIYORDU. Ayakta duramıyordu...
Küçük ama ateş saçan gözleri ilk kez korku doluydu.
Sanki bilinen sona doğru gidiyordu...
Hikayesi film olurdu... Hem de OSCAR'lık...
Suriyeli Müslüman Abdulfattah Jandali ile Joanne Simpson'un çocuğu olarak dünyaya geldi. Anne-babası üniversiteliydi. Arada NİKAH yoktu. Başka çareleri olmadığı için yavrularını Clara ve Paul Jobs çiftine evlatlık verdiler.
Parlak bir öğrenci değildi. Okul yıllarında başarıya değil suça meyilliydi. Sonunun hapishane olması beklenirken bir komşusunun elektronik cihazlarla tanıştırması hayatını değiştirdi.
Buna rağmen üniversiteye kaydoldu.
ANLAMA zorluğu vardı. Okulu bitiremeyeceğini anladı ve terk etti. Amacı dünyayı değiştirmekti...
Mahalleden arkadaşı STEVE WOZNIAK'la evinin GARAJINA kapandı. Daha 21 yaşındaydı... Ama değişim başlamıştı...
Ancak bankalar hayallere kredi vermiyordu.
Fikirlerini satmak istedikleri devler pek kulak asmıyordu. Tüm kapılar yüzüne kapanınca 'ne var ne yok' satarak ihtiyacı olan SERMAYEYİ buldu. İlk adım atılmıştı...
Hep ilkeleri vardı.
En sevdiği kelime "inanılmaz", en sevdiği cümle de "Harika olmaz mıydı?"
Et yemezdi, idolü BOB DYLAN'dı.
100'den fazla Levi's 501 kotu vardı. Siyah süeteri hiç eksik olmazdı. New Balance ayakkabıları da...
Tutkuluydu. Şirketinin adını BEATLES'ın kayıtlarını yapan firmadan aldı...
İnançlıydı... "Bazen hayat tuğlayla kafanıza vurur. Bu yüzden bir şeye güvenmelisiniz.
Tanrıya, cesaretinize, kaderinize, hayata ya da herhangi bir şeye. Sakın ama sakın inancınızı kaybetmeyin" derdi en yakınlarına... "İnsan sevdiği işte başarılı olur" felsefesinin sonuna kadar arkasında dururdu.
HARİKA olmanın yolu severek çalışmaktan geçerdi O'na göre..
Mesai arkadaşlarının masasına "Zamanınız kısıtlı, bu yüzden başkalarının hayatını yaşayarak onu harcamayın" notu bırakırdı. "666" sayısının gücüne inanırdı. Çıkardığı ilk ürünü de 666.66 dolardan piyasaya sürdü.
Şirketi büyüttü. Daha sonra "Hep şekerli su mu satacaksın" dediği arkadaşı Coca Cola'nın CEO'sunu başa getirdi. Ancak enerjisi fazlaydı.
Yönetim kurulu kararına arkadaşı da imza atınca şirketten uzaklaştırıldı.
Durmadı. Graphics Group'u satın aldı.
Piyasaya damgasını vurunca şirketi 7.4 milyar dolara DISNEY'e sattı. NEXT isimli şirketini de İLK GÖZ AĞRISINA 426 milyon dolara satınca yuvaya döndü. Bundan sonra hiçbirşey eskisi gibi olmayacaktı...
Apple, Mac OSx, iMac, iPod, iTunes Store, iPhone ve iPad hamleleri peşpeşe geldi.
Dünya sarsılmış, inatçı dahi çocuk dediğini yapmıştı.
İşte dün birinci sayfadaki JOBS'un 45 kiloya düştüğü fotoğrafı görünce içimde bir şeyler kopup gitti... Ailesini 27 yaşında bulan STEVE JOBS tüm sevdiklerinin bakışları arasında MUM GİBİ
ERİYORDU... 400 milyar dolarlık dev bir şirket yaratıp dünyayı değiştiren adam kaderine boyun eğiyordu... Kanser BAY APPLE'ı bitiriyordu...
Kaybettiğim bütün yakınlarımın gözleri, gözlerimin önünden bir bir geçti.. Yarın BAYRAM... Geç olmadan sevdiklerinize koşun...
Hayat bir gündür o da bugündür...
UNUTMAYIN...
HERKESE İYİ BAYRAMLAR...