CANLI YAYIN
Ergün Diler
ERGÜN DİLER

BMW ve başörtüsü (2)

Eklenme Tarihi 30 Aralık 2011
Türkiye gerçekten garip bir ülke. Derbi maçta HAKEMİN yaptığı hatayı bir yıl konuşuruz. Yanlış DÜDÜK çaldı diye İDAM SEPHASINA göndeririz ancak toplumu ikiye bölen zihniyet karşısında nedense kendi cephemize çekilip SESSİZLİĞE gömülürüz.
Dumanlı havada öne çıkmayı, risk almayı sevmeyiz. Birilerinin ayağına basmaktan korkarız. "En iyisi mevziiyi korumak" diye düşünürüz..
Oysa ülkenin her zamankinden daha çok sağduyulu sese ihtiyacı var.
Türk-Kürt, Alevi-Sünni, solcusağcı, dinci-laik, şehirli-köylü, ilerici-gerici diye yıllardır ayrıldığımız yetmedi mi?
Farklılıklarımızın zenginlik olduğunu neden hala anlamıyoruz? Anadolu'da her iklimden insana yetecek kadar temiz hava olduğu halde neden kendi OKSİJEN ÇADIRLARIMIZDA yaşıyoruz?
Neden birbirimizi anlamıyoruz?
Neden saygılı olamıyoruz?
BMW ve başörtüsünü dün yazdım.
Taraflar yine SESSİZLİĞi tercih etti. Buna şaşırmadım. Oysa BORUSAN'ın kurucusu Asım Kocabıyık Beyefendinin duruma el koyması gerekirdi. Sayın Kocabıyık, 2007 seçimlerinden önce herkes topu taca atarken ortaya çıkarak şunları söylemişti: "Ben Batı yanlısı bir adamım.
Eğer söylenildiği gibi AK Parti yüzde 50'yi bulduysa bu memleket kayboldu demektir.
Şimdi dibe vurmuş olabiliriz.
Ancak bunların da hükmü geçecek. Cumhuriyet mitinglerini de 'kendine gelme' olarak görüyorum. Bizler dürüst ve cesur insanlarız..."
Evet Sayın Kocabıyık 27 Nisan e-muhtırası'ndan sonra çıkıp bunları söylemiş bir insandır.
Devleti askerlerin kurduğunu, Cumhuriyet'in harcını askerlerin attığını hiç çekinmeden her platformda dile getirmiş önemli bir işadamıdır... İnandığını söylediği içinde iş dünyasında büyük bir saygınlığı vardır...
Ancak ne Asım Bey'den, ne de oğlu Ahmet Bey'den MİNİ COOPER'a başörtülü bir gazeteci aldığı için sponsor desteği kesilen rallici BURCU ÇETİNKAYA ile ilgili bir açıklama gelmedi. Oysa BMW gibi dünyaca ünlü bir markayı Türkiye'de yöneten bir ailenin böylesine büyük bir SKANDALDAN sonra tam kadro ortaya çıkıp neşteri vurması gerekiyordu. Asım Bey Onursal Başkan olarak ya "Kardeşim biz başörtülüye araç satmayız" ya da "O genç gazetecinin nezninde tüm başörtülü müşterilerimizden özür diliyoruz. 2012'de sponsor olarak sadece bu arkadaşımızın yanında olacağız" demeliydi...
Şirketin iletişim işlerini yürüten TRIBECA'yı suçlamak ve onun yerine gelmek için sırada bekleyen onlarca PR'cıya randevu vermekle bu iş bitmez...
Benim ailemde tek bir başörtülü yok. Ancak insanlık onuru adına bu yapılanı anlamakta çok zorlanıyorum. Bir yanda BAŞÖRTÜSÜNÜ tercih eden milyonlar bir yanda kendi ülkesine yabancı KÖYLÜLER...
Sormadan edemiyorum "Asım Bey'in doğduğu yer olan Afyon'un TAZLAR Köyü'nde hiç başına kapatan kadın yok mu?" Ben cevabı biliyorum ama yine de KOCABIYIK ailesinden birkaç söz duymak istiyorum...
Son sözüm gerçekten bu ülkeyi hesapsızca seven insanlara...
Fransa'ya, Ermeni Yasası için kızıp bağıralım. Sarkozy'ye haddini bildirelim. Boykotu Paris'ten özür gelinceye kadar sürdürelim. Ama içimizdeki Fransız'ı da PAS geçmeyelim...
Bizim patronlar dahil BMW'ye binen kim varsa kararını bir kez daha gözden geçirmesini istiyorum...
Sakın olayı abarttığımı düşünmeyin. Bu ülke birbirimizi anladığımız zaman NORMALLEŞECEK. Bunu da biz yani HALK yapacak...
Çünkü anlaştıkça büyüyeceğiz...
Korkmayın, Asım Bey'in dediği gibi "kaybolmayacağız"...
NOT:
OdaTV Davası'nda yargılanan gazeteciler Ahmet Şık ile Nedim Şener'e dün de tahliye çıkmadı... Umarım 2012, eline kalem aldığı için 300 gündür Silivri'de tutulan meslekdaşlarımızın ÖZGÜRLÜK yılı olur...